Okurken hem üzüldüm hem düşündüm. Köy yaşamını ve insanların emek verip bir şeyler kurma çabasını çok etkileyici anlatmış. Kitap bittiğinde içimde hafif bir burukluk kaldı. Beğenerek okudum.
Çeviri yapan arkadaşa sesleniyorum olmamış Google translate ile çevirmişsin ama düzenlemesini bile becerememişsin hadi senden kaçtı editör son okumadakiler ne yapıyor anlamıyorum nefes yerine pantolon diye çevirmek nedir yaa para ve emek israfı
Kılavuzun bu bölümü bana şunu gösterdi: Komünist Manifesto sadece barikatlarda haykırılan öfkeli bir miting konuşması ya da geçmişin tozlu sayfalarında kalmış bir bildiri değilmiş. Her cümlesinin ardında, insanlığın makûs talihini değiştirme arzusuyla ilmek ilmek işlenmiş devasa bir felsefi emek ve adanmışlık yatıyor. Kitabı düz bir metin gibi okuyup geçmek yerine bu kılavuzun rehberliğinde satır aralarına sızmak; Marx'ın o genç, hırslı ve dünyayı sarsan zihninin ritmini yakalamamı, neyi neden yazdığını daha derinden hissetmemi sağladı.
Kılavuz sayesinde sayfaları karıştırırken, metnin o en sarsıcı gerçeğiyle yüzleştim:
"Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve insanlar nihayet yaşamın gerçek koşullarıyla ve kendi türdeşleriyle olan ilişkileriyle soğukkanlılıkla yüzleşmek zorunda kalıyorlar."
Bugünden geriye bakınca, o eski sayfaların sönmeyen bir ateş gibi hâlâ nasıl sıcak kalabildiğini ve bu sözlerin bugünün dünyasını bile nasıl gölge gibi takip ettiğini şimdi çok daha iyi anlıyorum.
Orhan Kemal tarafından 1963 yılında yayımlanan Kanlı Topraklar, yazarın toplumcu gerçekçi anlayışını en güçlü şekilde yansıtan romanlarından biridir. Eser, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Çukurova'daki ekonomik ve toplumsal dönüşümü, fabrika sahipleri, bürokratlar ve işçiler arasındaki ilişkiler üzerinden ele alır.
Konu
Romanın merkezinde, çeşitli fırsatları ve dönemin karışık koşullarını kullanarak zenginleşen fabrika sahibi Nedim Bey ile onun çevresindeki insanların hikâyesi bulunur. Toprak, servet ve güç uğruna insanların nasıl değiştiği; ahlaki değerlerin nasıl aşındığı anlatılır. Çıkar ilişkileri, ihanetler ve sınıf çatışmaları olay örgüsünün temelini oluşturur.
Temalar
1. Sınıf Çatışması
Romanın en önemli teması zenginlerle yoksullar arasındaki uçurumdur. İşçiler emekleriyle yaşamaya çalışırken, sermaye sahipleri güçlerini artırmaya çalışırlar.
2. Toprak ve Mülkiyet
Eserde toprak yalnızca ekonomik bir değer değil, aynı zamanda güç ve iktidarın sembolüdür. İnsanların toprağa sahip olmak için verdikleri mücadele birçok çatışmanın kaynağıdır.
3. Ahlaki Çözülme
Karakterlerin büyük kısmı para ve çıkar uğruna ahlaki değerlerinden uzaklaşır. Roman, kapitalist düzenin insan karakteri üzerindeki etkilerini sorgular.
4. Bürokrasi ve Sermaye İlişkisi
Orhan Kemal, devlet görevlileri ile zenginler arasındaki çıkar ilişkilerini eleştirerek dönemin toplumsal yapısına ayna tutar.
Karakterler
Nedim Bey: Güç ve servetin temsilcisidir.
Nuri Bey: Çıkarları doğrultusunda hareket eden, ahlaki açıdan sorunlu bir karakterdir.
Şehnaz: Romanın toplumsal ve bireysel çatışmalarını yansıtan önemli figürlerden biridir.
Mustafa Bey: Düzen içinde ezilen ve sömürülen kesimi temsil eder.
Dil ve Anlatım
Orhan Kemal'in dili sade, akıcı ve gerçekçidir. Karakterler günlük konuşma diliyle
𝔉ℑℜ𝔘ℨ𝔈
𝖐𝖊𝖍𝖗𝖎𝖇𝖆𝖗 𝖆𝖙𝖊𝖘𝖎
Şimdi ben bu kitap için ne diyeyim bilemiyorum. Çok güzeldi,bayıldım,aşık oldum. Kurgu şahane hele karakterler
Hele ki mistik havasını anlatamam yaşanır. En dikkat çekicidir tarafıyla karakterlerle bağ kurmakta zorlanmadım. Bunu niye söylüyorum aşiretler olduğu için karakter bakımından kalabalık hikaye. Eh kalabalık olunca kaosda kaçınılmazbazı karakterleri o kaosun ortasında bırakıp ge*er dedim. Öyle boğmalık karakterler var yani. Bazılarını ise çözemedim iyi mi kötümü diye ama onların rengi 2.kitapta netleşecek sanırım.
Hikayenin temeli olan taşların ve kokuların tılsımı nasıl güzel işlenmiş öyle. Bu yaşımda yeni şeyler öğrendim ya, bayıldım ben bi akik taşını bilirdim tatlış tazarımız bu h6kayeyi ince ince işlemiş. Alelade bi konusu yok bilgi araştırma gereken hususlar var bu nedenle de baya emek verilmiş bi hikaye olduğunu bilmenizi isterim.
Nefret,entrika,sırlar,yalanlar,aile ,dostluk,mistik olaylar,doğu kültürü,farklı medeniyetler,aşk aşk ve tabii ki aşk konusundan hasetmeden önce şiddetle tavsiye ediyorum diyorum.
Ezra, taşların dilinden anlayan o şahanr erkek. Sevdiğine kavusursa tam olacak .
Babannesinden el almış dünyaca ünlü mücevher ustası . Firuze'ye aşık ama ortada yıllar önce edilmiş bedduanın getırdıgı lanet var . Bundan sebep ki kavuşmalar yaşanmıyor.
Firuze ,sevdiğine kavuşamayan ama en çokta kızkardeşine yapılan kötülükten sebep Ezra'sını bırakıp giden avukat hanım.
Bozulmasın gereken lanet...
Alınması gereken intikam...
Bu işin sonu nereye varır şimdilik muamma
Beni çok etkileyen harika bi hikaye okudum. Gönülden rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
Sevgiyle ve kitapla kalın
Eser, büyüdükçe hayal gücünü, masumiyetini ve samimiyetini unutup her şeyi hırs, statü ve rakamlarla ölçmeye başlayan yetişkin dünyasını eleştirir. Bir insana, bir canlıya veya bir nesneye asıl değerini verenin ona harcadığımız zaman ve emek olduğunu vurgular. Kısacası kitap; içimizdeki çocuğu asla kaybetmememiz ve hayata sadece gözlerimizle değil, yüreğimizle bakmamız gerektiğini anlatan evrensel bir felsefedir.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Mavi Bulut Yayınları · 2006279,8bin okunma