Yakalandığımız hastalıklardaki duyguların rolünü, hangi hastalıklarda hangi duyguların öne çıktığını anlatıyor. Yapılan birçok araştırmada hastalıklar ve hastalığın ağırlığı ile ilişkilerin bağlantılı olduğu belgelenmiş. Kronik duygusal sıkıntılarımızın bağışıklık sistemimizi nasıl tetiklediğine dair örnekler sunuyor. Görüştüğü hastaların yaşam öykülerinden örnekler veriyor. Benim çıkarımım; Aileniz tarafından (özellikle anneniz) size biçilen rolleri kabul etmeyin, bu sağlığımıza mal oluyor. Sorumlu, iyi, sorun çıkarmayan, övülen evlat rolü bize ömür boyu mücadele edeceğimiz hastalıklar bırakıyor. Öfkeliysek bunu göstermemiz gerektiğini, duygularımızı baskılamamayı savunuyor. Dili, örneklemeleri çok güzel. Okumayı ve anlamayı kolaylaştırıyor. Bu kitabı okuyunca doktorların stresten uzak durun tavsiyesini çok iyi anlıyorsunuz. Ama mümkün mü, bilemiyorum.