Mutsuz bir annenin çocuğu, annesine daha fazla yük olmamak için kendi sıkıntısını bastırarak annesini koruyup kollamaya çalışır. Kendi kendine yeten ve ''muhtaç'' olmayan bir rol üstlenecektir.
Kansere ve bütün hastalıklara yakalanmış insanlar hayır demek ve öfkelerini ifade etmek konusunda güçlük çekiyor. Öfkelerini bastırma veya olsa olsa alaycı bir uslüpla ifade etme eğilimi gösterirler; fakat hiçbir zaman doğrudan dile getirmezler. Bunun kökeninde çocuklukta ebeveynle ilişki kurma, ilişki konusunda çabalama ihtiyacı yatmaktadır.
Stres; güçlü duygusal uyarıcılara verilen karmaşık bir dizi fiziksel ve biyokimyasal yanıttır.
Fizyolojik açıdan; duygular, insanın sinir sistemindeki elektriksel, kimyasal ve hormonal yükleri boşaltır. Duygular; ana organlarımızın işlevini, bağışıklık savunmalarımızın bütünlüğünü ve vücudun fiziksel durumunun yönetilmesine yardımcı olan dolaşımdaki birçok biyolojik maddenin çalışmasını etkiler ve aynı zamanda bundan etkilenir.