Hermann’ın sade ve açık bir dili var. Kitapta bulunan her öyküde ana karakterlerin iç dünyası ve arayışları genel olarak anlatılmakta. Her öykünün sonunda ise bu arayışların sonu belirsiz olarak bırakılmamakla birlikte net bir şekilde de belirtilmez. Mesela “Susadığı için su içti” demek yerine “Yudumları tüm hücrelerini canlandırmıştı” şeklinde demek gibi bir şey oldu öykü sonları.
Anlatımda cümleler sade, açık ve kısa olmasına rağmen anlamların yoğun olduğu söylenebilir.
Şimdi, o gecelerde aslında mutluydum, diye düşünüyorum.
Geçmişin hep güzelleştiğini, hatırlamanın yatıştırıcı oldugunu biliyorum. Belki de soğuktu o geceler, alaycı bir tarzda eğlenceliydi.
Bugünse öyle önemli ve öyle kayıplar ki gözümde, içim yanyor.