Emine Arslan

Emine Arslan
@emilyarslan
Fizyoterapist
Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi
Bursa
31 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
9/10
·184 syf.··
2021 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2021 23:31
Dostoyevski'nin yirmili yaşlarında yazdığı ilk roman ve diğer yazdığı romanlardaki karakterlerin de başlangıcı olduğu söylenen roman. Karşı binalarda oturan iki yoksul insanın birbirleriyle mektuplaşmalarını içeriyor aslında. Okurken bir yandan yoksul insanların, -karnı aç, çizmesi delik, paltosu yırtık- daha doğrusu parası varken mutlu, kalbi yerine sığmayacak kadar yerinde duramadığını lakin parası olmadığında da ne kadar mutsuz, yerin dibine girmek isteyecek kadar toplumda olmak istemediklerini bize gösteriyor. Ama aynı zamanda bu iki insanın baba-kız ilişkisiyle birbirlerine bağlılığını, bütün bu yoksulluklarına rağmen kendisini değil karşısındaki insanı düşünüp, birbirlerinin dertleriyle dertlenip, hüzünlendiğini de gösteriyor. Birbirlerine sahip çıkışlarını, -kimse onlara sahip çıkmazken- bağlılıklarını ve sonsuz sevgilerini de çok güzel işliyor. Gogol'ün Palto'sundaki memuru da bir bölümde çok güzel işleyip yoksulların bir gün bir kitaba konu olacaklarını daha kendileri bile bilmezken insanların onları yürüyüşlerinden tanıyacaklarını yine de yoksulların hiçbir kitaba konu olacak kadar alçalmaması gerektiğini de söyleyip Gogol'a atıfta bulunuyor. Dönemi ve yoksulluğu anlatması açısından bana bir yandan Knut Hamsun'un Açlık romanını anlatan bir roman oldu ve çok beğendim. Nitekim bence böyle büyük romanları yazan yazarların ilk romanlarını da okumak gerektiğini düşünüyorum. Kitabı ilk basan yayımcı da nitekim Dostoyevski'nin bu romanını gördüğünde "Yeni Gogol doğdu" lafını boşuna kullanmamış. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar:)
Roman
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·67 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2021 02:58
Bu kitabı okurken içim o kadar ısındı, o kadar sevdim ki Tezer Özlü’yü, ona; çocukluğuna, gençliğine sarılmak istedim. Tüm çocukluğunu, eski İstanbul’u, intihar girişimlerini, hastanede kaldığı zamanları o kadar yalın anlatmış ki sanki tüm bunlar olurken onun yanındaymışım gibi hissettim kendimi. Okuyun, okutturun. ‘Neden bunalımları çözümleyemiyoruz? Neden dost olmadan, erkek-kadın, karı-koca olmaya çabalıyoruz? Yirmi yaşlarının başındaki insanlar böyle mi olmalı? Sevişmek için, ilkin nikah imzası atılmalı? Karı-kocalar birbirlerinin gövdelerine “mal” gözüyle mi bakmalı? İnsanın doğal yapısı bu davranışların tümüne aykırı. Bizim insanımızın insan sevmesi, insan okşaması çocukluktan engelleniyor. Saptırılıyor. Çarpıtılıyor.’
Roman
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
10/10
·160 syf.··
2020 69. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2020 15:43
Aslında herkesin içinde bir parça Schadenfreude vardır, kesinlikle var ve olmaya da devam edecektir desem abartı bile olmaz aslına bakarsanız. Schadenfeude kelime anlamı “başkalarının talihsizliğinden duyulan keyif” demek ve sadece şu an içinde bulunduğumuz çağda değil her çağda hişsedilmiş yalnızca Almanlar buna isim vermişler. İngilizler ya da başka milletler bu duyguyu o kadar çok yermişler ve insanların hissedebileceği en kötü duygu, his olarak tanımladıkları için kendi dillerine almayı reddetmişler. Ama ne var ki futbolda, siyasette, ilişkilerimizde -aile, flört, evlilik, arkadaşlık-, iş yerimizde Schadenfeude hep var oldu, olmaya da devam ediyor. Önemli olan bu duyguyu dizginleyebilmek, ona duracağı yeri gösterebilmek. Çünkü eğer Schadenfreude’da ileri gidersek kendimizi bir noktadan sonra alçalmış hissetmemiz çok olasıdır. Özellikle de şu an içinde bulunduğumuz internet çağında, aslında her gün kendimizi daha iyi hissetmek, bir nebze de olsa hayatımızın iyi olduğunu hissetmek için Schandenfreude’ye başvuruyoruz. Yazarın sonunda verdiği İştirak Kuralları bölümünde bununla nasıl ve ne şekilde baş edebileceğimiz de anlatılmış. Ben okurken çok keyif aldım, anlatımı su gibi akıp gidiyor ve asla sizi de yormuyor. İnsanlığın içinde kalan ve dışarı çıkardığında “kötü insan/bunu nasıl düşünürsün yaftası” yememek için biriktirdiği her şeyi yazar, aslında bütün bunlarla insan olduğumuzu bize hatırlatıyor bir yandan. Keyifli okumalar
Psikoloji
SchadenfreudeTiffany Watt Smith · Kolektif Kitap · 2020542 okunma
10/10
·90 syf.··
2020 65. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 18:38
Her kitap kurdunun muhakkak okuması gereken bir kitap diye duyduğum için almıştım ve şimdi kitaplığımda bütün o sevdiğim yazarların kalın kitapları arasında hafif ama anlamca ağırlığıyla güzel bir yeri olacak. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar
Edebiyat
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
9/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2020 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2020 21:29
Orhan Pamuk’tan okuduğum ilk eser. Uzun bir süre okumaktan kaçtığım yazarlardan birisiydi. Kimi yerlerinde hikayeler ve efsaneler kimi yerlerinde gerçek hayattaki hikayesiyle güzel bir anlatımı var kitabın. Kitap genel olarak Sophokles’in Oidipus’u ile Şehname’nin Sührap’ını çokça ele almış ve hikaye de bu efsaneler arasında gerçekleşiyor. Hem okuru bilgilendirirken hem de efsanelerin hayata dönüşünü güzel bir şekilde ele almış. Sonunda hiç ummadığımız bir anda bizi bir gerçekle yüzleştirirken artık bu kadardır dediğimiz anda bizi yeniden bir gerçekle yüzleştiriyor. Kader, inançlarımız, etkilendiğimiz kişi ya da kişiler ve baba figürünü çokça hissettim. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar.
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma