Emine Yıldız

7/10
·184 syf.··
2024 56. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2024 03:20
Amin Maaolufla tanışma kitabım oldu Doğu'nun Limanları. Semerkant ile başlamayı çok istiyordum ama kitaplığımda olmadığı için Doğu'nun Limanlarıyla başladım. Gelelim kitabın konusuna; Soyu Osmanlı hanedanlığından olan İsyan'nın Adana, Beyrut, Paris, Hafya da geçen maceralarını okuyoruz. Babasının küçüklüğünden beri devrimci olmasına karşı İsyan tıp okumak istiyor. Adana da babasının oteritesinden kaçmak, sıkıcı ev hayatından kurtulmak için Paris'e okumaya gider. Burada sıkı bir şekilde derslerine çalışırken bir gün arkadaşlarıyla sohbet sırasında özgürlükle ilgili düşüncelerini dile getirir ve kendini Özgürlük grubunun içinde bulur. Burda görevi, broşürleri, posterleri gizli bir şekilde insanlara yaymaktır. Bir nevi kuryecilik. Görevi sırasında kendisiyle aynı görevi yalan Clara ile tanışır. Clara'ı gördüğü gibi aşık olur. Savaşın hüküm sürdüğü bu dönemde İsyan ve Clara'nın maceralarını okuyoruz. Ben kitabı genel olarak beğendim. Kitabın konusu etkileyici, kitap da akıcıydı ama kitap çok hızlı ilerliyordu. Daha bir konuyu idrak edemeden başka bir konuya atlıyordu. Olaylar çok hızlı ilerliyordu, yer ve zaman bir birine karışıyordu, karakterlerin duygularını anlayamıyordum ve savaş olmasına rağmen savaş psikolojisini aktaramdığını düşünüyorum. Okunur ama büyük bir beklentiye girilmemeli bence.
Edebiyat
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Reklam
6/10
·268 syf.··
2024 53. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2024 23:53
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olan Eylül yazarı Mehmet Rauf'tan okuduğum ilk eser oldu. Mehmet Rauf bu eserini Halit Ziyadan esinlenerek yazmıştır. Dönemi sarsan eser "yasak aşk" üzerine yazılmıştır. Olay Suat, Süreyya ve Necip arasında geçmektedir. Suat Necipten önce eşi Süreyya ile çok mütevazi bir hayat yaşıyordu ya da ona öyle geliyordu. Eşinin mutluluğuyla mutlu olup, eşinin üzüntüsüyle üzülüyordu. Ta ki eşi Süreyya'nın bağ hayatından sıkılıp yalıda yaşamak istemesine kadar. Yalıya taşıdıktan sora Necip ile sık sık görüşme fırsatı oluyordu. Necip ise asla kendine göre birini bulamayacağını düşünenen ve bundan dolayı evlilik düşünmeyen biridir ta ki Suat'ı görüp onun nasıl mükemmel bir eş olduğunu gördükten sonra. Önceleri tek gayesi Suat gibi birini bulduktan sonra evleneceğini düşünen Necip sonrasın da ise Suat'a aşık olmuştur. Suat da Necip'in aşkına karşılık vermiştir. Ve böylece ortaya yasak ama masum bir aşk çıkmıştır. Ben kitabı ortalama ilk 70 sayfaya kadar güzel ve akıcı buldum ama ardından gelen diğer sayfalar boğucu gelmeye başladı. Psikolojik bir kitap olduğu için de olabilir ya da Suat ve Necip aşkının bana geçmemesinden dolayı olmuş olabilir.Tek gayem ilk Türk psikolojik kitap oldugu için yarım bırakmamak oldu. Yazarın betimlemelerle, sayfalarca karakterin psikolojik analizi de yoruyordu. Kitap da beğendim yer karakterlerin psikolojik betimlemeleri oldu ancak o da sayfalar sürüyordu. Herkese tavsiye etmem psikoloji ile arası iye olanlara tavsiye ederim.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550bin okunma
9/10
·128 syf.··
2024 50. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2024 02:10
Sabahattin Ali'nin gazetelerden derlendiği 13 öykülük bir kitaptır Yeni Dünya. Toplumun sorunlarından, dertlerinden, yaşadıkları ağır hayattan bahseden 13 farklı öykü. Her bir öyküden bir roman çıkarılabilir. Sözde kısa öykülerden ibaret olan bu kitap en az bir roman kadar düşündürebiliyor. Kitap genel olarak akıcı kendini okutan bir kitap. Ben kitapta Uyku ve kitabın ismi olan Yeni Dünya öykülerini pek sevemedim onun dışında keyifle okuduğum bir kitap oldu ki zaten şimdiye kadar okuduğum tüm Sabahattin Ali(5) eserleri keyifliydi. Herkese tavsiye edebileceğim bir kitap umarım sizde beğenirsiniz.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma
6/10
·244 syf.··
2024 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 01:20
Ruht, Lou Andreas-Salomé'den okuduğum 2.kitap oldu. İlki Arayışlardı. Arayışlar kitabını çok severek ve beğenerek okudum. Kitabı okuyunca yazar nasıl bir düşünce yapısında olduğunu çok net bir şekil de gözler önüne seriyor. Ruht büyük bir beklentiye okuduğum ama beklentimi karşılamayan bir eser oldu maalesef. Ama buna rağmen yazarın betimlemeleri, her bir karakter üzerindeki psikolojik analizleri gerçekten çok etkileyiciydi. Gelelim kitabın içeriğine; Ruht küçük yaşta anne ve babasını kaybeden, amcasıyla beraber yaşayan genç bir kızdır. Ruht kendini hiçbir yere ait hissetmeyen, hayal kurmayı seven ve hayattın hayal kurmaktan ibaret olduğunu düşünüyor. Erik eşi ve çocuğuyla yaşayan bir öğretmendir. Erik, Ruht'un yazmış olduğu kompozisyondan çok etkilenir ve Ruht'u içinde bulunduğu hayal aleminden çıkarıp gerçek hayatla tanışması için kendi himayesine alır. Ruht, Erik'in evinde yıllardır hissetmediği evinde gibi hisseder. Ruht, Erik'e bir baba gözüyle bakar, Erik de Ruhta öğrencisi ve çocuğu gibi bakar ama zamanla Erik'in duyguları değişir. Aralarında nedenini anlayamadığım bir çekim gücü olur ve bu beni çok rahatsız etti. Kitabı beğenmedim çünkü Erik'in savunmasız eşine bunları yaşatması,çocuğununa yeterince vermediği babalık duygusuna Ruh'ta vermeye çalışması,çocuğunun duygularını görmeyişi yada gözardı edişi ve en önemlisi çocuğu olarak gördüğü Ruh'ta duygular besleyişi hoşuma gitmedi. Açıkçası ben yazarın erkekler hakkındaki görüşünü Erik üzerinden anlattığını düşünüyorum.
Edebiyat & Roman
RuthLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20184,394 okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2024 03:28
Her ne kadar çocuk kitabı olarak nitelendirilse de bence her yaştaki okurun mutlaka bir kere okuması gereken eser. Yazarımız küçükken yakalandığı hastalıktan dolayı yürüyemez olup gezi ve seyahatleri için bir at arabasına bağlı kalmıştır. Atlara olan yakınlığı bu süreçte başlamıştır. Yazarın ölmeden birkaç yıl önce yazdığı tek eserdir. Kitabı kahramanımız Siyah İnci ağzından okuyoruz. Fabl tarzında bir kitap. Siyah İnci'nin yaşamını, satıldığı çiftliklerdeki yaşadıklarını, karşısına çıkan iyi veya kötü insanlara olan bakış açısını okuyoruz. İnsanların atlara yaşattığı acıyı, zulmü ve acımasızlığı bir atın ağzından anlatılması empati kurmanızı daha iyi sağlamış gibime geliyor. Yazar atlar üzerinden hiçbir hayvana zulmedilmemesi gerektiğini biz okurlara ustalıkla geçiriyor. Yazarın sade bir dili var kitap da akıcı olunca akıp gidiyor. Anna Sewell
Edebiyat & Roman
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Reklam