***
"Bir adam kitap yazar, bir adam müzik yapar. Birisinin film yapması gereklidir." (Stanley Kubrick)
~ Birisinin de o filme ses efekti yapması.
Uyanıkken rüya görme tecrübesi de denilebilir sinema için. 'Beyin gerçekle hayali ayırt edemez' en meşhur kişisel gelişim klişesidir sonuçta. Belki de öyledir ama konumuz bu değil.
Sinema bir sanattır ve beyaz perdede ya da ekranda seyrettiğimiz çoğu şey gerçekten hayret uyandırıcıdır. Ama sinemanın bir de duyduğumuz kısmı var. Kimsenin bilmediği gizli emekçiler: Foleyciler.
Onlar da sanatı mesleği olanlardan. Ekranda sadece yürüyen bir adam görürüz, ayak seslerindeki emeği hiç düşünmeyiz. Yürümek basit bir iş değildir oysa. :)
İzlerken tebessüme vesile olacak bir kısa film:
youtu.be/6SgS5SeseS0
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
***
Hem en sert kayaları toprağa dönüştürüp tozunu rüzgarla savuran; hem de o toprağın altında, karanlıkta bekleyen tohumdan rengarenk çiçekler çıkaran şey nedir?
Zaman.
Geçen hiç bir saniye geri gelmedi, hiç bir saniye olduğu yerde durmadı. İnsan, geçen zamanla birlikte her gün biraz daha, biraz daha değişti. Yakın sandığı her şeyden uzaklaşırken, uzak sandığına yaklaştı gün be gün: Ölüme.
Hayat ile hayal arasındaki fark ince bir çizgi kadar en fazla, gerçek sandığın her şey sönük bir hayal oldu.
Kayayı toza çeviren, insana neler yapmaz ki?
Bu ülkede birçok insanın hayatını darağaçlarında, hapishanelerde, mahkemelerde neden heder ettiğini bir kez daha anladım, patlamaya hazır bir tomurcuk gibi duran o eşsiz mutluluğun kokusunu alıp da, o mutluluğa ulaşmak için dövüşmemek mümkün değil.
En aşağılık alçaklar bu topraklardan çıktığı için en yürekli yiğitler de bu topraklardan çıkıyor.
En büyük acılar bu topraklarda yaşandığından en güzel şiirler de bu topraklarda yazılıyor.