Çok yalnızdım,
Bir keresinde az kalmış ölüyordum az kalmış
ha yalnızlıktan ...
Tam öldüm derken kapı çaldı
gelenler polisti İhbar dediler eve girdiler
Yaşıyorsun dediler...gittiler
Yine ölüyorum bir gün gök gürledi
Sonra yine ölüyorum uzanmış ağaçtan oyma tavanımı iZliyorum bir koku geldi baharın kokusu
Birden öldüm sandım yine ölmemişim
Bir gün yine ölüyorum tuvaletteyim Elektrikler geldi ,
Bugün gök yüzünün altında öleyim dedim çıktım sarayburnuna, uzandım bahara bir elif çektim yine ölmedim Vakitlerden bir sabah namazı ezen okundu Uyandım ölümden uyandım...
Ölmek her gün var,yaşamak her saniye
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet…
neden ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?