Emre Birgöz

Emre Birgöz
@emrebrgz
Kısıtlı zamanda, curcunalı bir şehirde, “herkes” kadar yaşamaya çalışan biriyim. Kendime okur kendimce yazarım, arada çizerim. En çok da gezip görmeyi, gördüğümü fotoğraflamayı severim.
Siyaset Bilimci
Lisans
İstanbul
İstanbul, 27 Aralık
35 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Rönesans geliyor...
10/10
·960 syf.··
2020 4. kitabı
Decameron (On Gün) - Giovanni Boccaccio - Bir döneme rehberlik eden eser: “Decameron”... Kelime anlamı “on gün” demek olan eser 14. yüzyılda Avrupa’yı kasıp kavuran Kara Veba salgını dönemini ele almaktadır. Esas itibarıyla eserin genel çerçevesi yedi genç kadın ve üç genç adamın salgından korunmak amacıyla kendilerini Floransa dışında bulunan bir manastıra kapatarak on gün boyunca izole kalmalarından meydana gelir. Bu on günlük süre içerisinde gençler vakit geçirmek amacıyla (bir yandan da dolaylı biçimde birbirlerine kur yapabilmek için) her biri günde birer hikâyeden toplamda yüz hikâye anlatmak fikri etrafında birleşir. Bu hikâyeler biraz “müstehcen” olsa da içerisinde dönemin sosyal yapısı, kültürü ve hatta mutfağına değin pek çok noktaya ışık tutar. Ve biz eser sayesinde döneme dair pek çok hususa erişiriz. Boccaccio aynı zamanda eserindeki hikâyeleriyle okuyucusuna kilisenin iç yüzünden tutun da politikacılardan gerçek yüzüne, tüccarların dalaverelerine varana kadar pek çok kurumu ve kişiyi hicveder. Eserin bir diğer önemli önemi ise Boccaccio’nun diğer iki çağdaşı olan İtalyan yazarlar Dante ve Petrarca gibi İtalyanca dilinde yazarak “milli dili” tercih etmesi ya da diğer bir ifadeyle kilisenin “kutsal dilini” reddetmesidir. Ve biz yine bu hikâyeler ve üsluptan yola çıkarak Orta Çağ’ın hâkim unsuru niteliğindeki yapı olan kilisenin çözülüşünü, güç kaybedişini ve yavaş yavaş Yeni Çağ’ın doğuşunu hissediyoruz. Diğer bir deyişle bu eser Rönesans’ın da temel taşlarından birini teşkil etmektedir ve bu bakımından da son derece önem arz etmektedir. Tarihi, sosyolojik ya da eleştirel yönünü bir yana bıraksak dahi o yüz hikâyenin zenginliği üslubu ve edebi lezzeti için bile okumaya değer!
Edebiyat
DecameronGiovanni Boccaccio · Oğlak Yayıncılık · 20181,544 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Rönesans başlıyor...
10/10
·976 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
Rönesansın ateşini yakan ilk eserlerden... Dante eseriyle birlikte çağdaşı Petrarca ve Boccacio gibi “kutsal dil” Latince yerine milli dil İtalyanca eser yazarak yeni bir hareketin de başlatıcılarından olmuştur. Üç ayrı kısımdan oluşan (Cehennem/Araf/Cennet) eser Dante’nin kendin önce yaşamış Roma’nın ünlü ozanı Vergilius ile cehenneme yaptığı yolculukla başlar. Döneminin son derece ilerisinde bir eser olup dönüm noktalarından biridir adeta... Yedi katmandan oluşan cehennemin her bir katından geçerken yazarımız müthiş edebiyatının yanı sıra dönemin sosyolojisini, tarihini ve eleştirisini de son derece muazzam bir şekilde önümüze serer ve yolculuk devam eder. Rekin Teksoy’un müthiş çevirisi ve dipnotlarından dolayı (ki eseri cidden anlamak için son derece önemli) Oğlak Yayıncılık baskısını tavsiye ederim. Keyifli okumalar!
Edebiyat
İlahi Komedya (3 Cilt Takım)Dante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20206,4bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2020 31. kitabı
Koca koca insanların zihnine sığdıramadığı teori 64 sayfaya sığar mı hiç! Evrim gibi büyük bi teori için son derece basit ve küçük bir eser... :)) Bu sebeple çok büyük beklentiyle ele alınmamalı. Teoriye basit düzeyde değinmesi, temel konu başlıklarını ele alması, içindeki tasvirlerle son derece basit ve anlaşılır bir evrim kitapçığı gibi esasen. Konuya çok uzak olanlara ya da öğrencilere tavsiye edilebilecek türden tam bir başlangıç eseridir. Keyifli okumalar dilerim.
Bilim
Evrim: Büyük Bir Fikrin Kısa TarihiGerard Cheshire · A7 Kitap Yayınları · 202048 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 30. kitabı
Eser her ne kadar bizlerden çok uzakta dünyanın öbür ucu olan Güney Amerika topraklarında geçen bir hikaye olsa da... Bize hiç de yabancı olmayan taşra tipi geri kalmışlık, töresel vahşet, cemaat tipi dedikodu temelli toplumsal sorunları ve bu cemaatin kurbanı tipleri çok güzel veriyor. Boş vermenin, umursamamanın sonuçlarının nerelere varabildiğini adım adım takip edip yer yer sizi öyle bir alıyor ki deyim yerindeyse esere müdahale edip akılı değiştirmek istiyorsunuz adeta. Müthiş kurgu ve hikayenin sizi içine çekmesinin yanı sıra gerek dilinin sadeliği gerekse olayların bize yabancı olmayışı kitabı bir solukta bitirmenizi sağlıyor. Keyifli okumalar! Gabriel Garcia Marquez
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202095,3bin okunma
İnançlı Felsefe
Puan vermedi·192 syf.··
2020 29. kitabı
Eserin batı dünyasında kaybolan ve İslam coğrafyasında yaşamına devam eden Antik Yunan mirası eserlerin müslüman düşünürler üzerindeki etkisinin en canlı tezahürlerinden biri olduğu kanaatindeyim. Zira Farabi en çok Aristo’dan etkilendiğini beyan ederken (ki onu “muallim-i evvel” diye anması bunun en önemli ispatı niteliğindedir) bi yandan da müslüman kimliği ağır basmakta ve düşünürü arafta bırakmaktadır. İnancı dolayısıyla konuları şu yahut bu vesileyle Tanrı kavramına bağlamaya çalışması bende salt felsefe tadını bırakmadığından kitabı biraz sıkılarak okudum diyebilirim. Ancak çevirmenin Prof. Ahmet Arslan olması tam da bu noktada bir avantaj niteliğindedir. (Özel not: Felsefeye inançsal açıdan temkinli yaklaşanlar için gayet iyi bir kitaptır. Bu şekil okumalarla felsefe ve inancınız arasındaki bağları eritebilirsiniz fikrindeyim.) İyi okumalar dilerim.
Felsefe
İdeal DevletFarabi · İş Bankası Kültür Yayınları · 20244,350 okunma