"San Remo'da ikamet ettiği köşkün alt katındaki misafir odasının duvarında büyükçe bir çıplak kadın tablosu asılıdır. Halifelik iddiasında bulunan Vahdettin misafirlerini bu tablonun altında ağırlamıştır."
"Damat Ferit anlattıkça, İzzet Paşa renkten renge giriyor, bir megalomanla karşı karşıya bulunduğunu daha iyi anlıyordu... Üstelik kafasızdı bu adam!... Ne devletler arası politikadan, ne de siyasetten haberi vardı! Damat ferit şunları söylüyordu sadrazama:
'İngiliz Amirali Calthorpe ile görüşeceğim. Eğer devletin kesin ülke bütünlüğünü esas alan bir mütarekeye yanaşmazlarsa, derhal bir savaş gemisi, kruvazör isteyip Londra'ya gideceğim... İngiltere kralına, ben senin baban olan kralın eski dostuyum! Arzularımın kabulünü senden beklerim, diyerek barış tekliflerimizi kabul ettireceğim! Yanıma özel katip olarak da Rum Patrikhanesi katibi Kara Yeodori'yi alacğım...'
Sadrazam İzzet Paşa bu sözler üzerine donmuş kalmıştı... Bu mevkie gekniş bu adam nasıl olurdu da, hala devletlerin yüce menfaatlerinde böyle dostlukların sökmeyeceğinii bilmezdi? Üstelik, İngiltere kralının babasıyla hiçbir dostluğu falan da yoktu!..."
"Floransa'da Uffizi Galerisi'nin merdivenlerinde dikiliyordu -kısa boylu, koyu renk saçlı, hafif kilolu bir kız, somurtmuş bir halde dondurmasını yalıyordu. Yüzünden on yaşından büyük olmadığı anlaşılıyordu ama çatık kaşlı, öfkeli bakışları ve ezilmiş özbilinci, ergenlik endişelerinin yerle bir ettiği bir genci andırıyordu. Giysileri de kendisi için fazlasıyla büyük işiydi- düşük bel mini etek ve küçük tombul göbeğini açıkta bırakan kısa bir tişört. Küçük kızın göğsünde ise dünyaya verdiği bir mesaj yazılıydı: "I LOVE MY ATTITUDE PROBLEM" [Davranış Problemlerimi Seviyorum]."