Emre

Bir bilgin kişi ya da edebiyatçı olmak insana zevk veren, insanı onurlandıran bir şey olmaktan çıkmıştı gerçekte; iktidar sahiplerinin ve sloganların hizmetinde çalışan kimse iş güç sahibi olabiliyor, karnını doyurabiliyorsa da, meslektaşları arasındaki seçkin kişilerin aşağılamasından, hatta çokluk fena halde vicdan rahatsızlığından yakasını kurtaramıyordu; iktidar sahiplerine hizmet etmeye yanaşmayanlar ise yiyecek ekmek bulamıyor, bir kanun kaçağı gibi yaşıyor ister istemez, sefalet içinde hayata gözlerini yumuyor ya da sürgünde ölüp gidiyordu. Amansız bir seleksiyona, işitilmedik derecede acımasız bir seçme işine başvurulmaktaydı. İktidarla, savaşla belirlenen amaçlara hizmet edemeyecek bilimsel araştırmalar kaşla göz arasında yozlaşıp gerilemiş, eğitim sistemi de aynı akıbete uğramıştı. Belli bir dönemde uluslardan hangisi başa geçmişse, onun kendisine yonttuğu dünya tarihi alabildiğince basitleştirilip yeniden kotarılmış, egemenlik alanlarını genişleten tarih felsefesi ve föytonizm okullara kadar girmişti.
Sayfa 355·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Emre

, bir kitap okudu
Puan vermedi·287 syf.··
Beğendi
·
9 günde okudu
·
2021 46. kitabı
Alaattin Bilgi
9.5/10 · 8 okunma
Puan vermedi·287 syf.··
Beğendi
·
2021 46. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 22:34
Asıl amacı, kapitalist üretim sürecinin eleştirel bir çözümlenmesi olan Kapital’de Marx’ın, yeni kurulacak toplum düzeninin ayrıntılı bir tablosunu çizmesi beklenemezdi. Engels bir yazısında şöyle der: “Bu kitapta (Kapital’de) bin yıl sürecek bir komünist toplumda nelerin olup biteceğini öğreneceklerini sananlar düş kırıklığına uğrayabilirler. ... Marx, her zaman olduğu gibi burada da devrimcidir. ... Ama toplumsal dönüşümden sonra ne olacağı konusunda bize yalnızca bazı ipuçları vermekle yetinir.”72 Böyle olması da çok doğal; çünkü Marx, kâhin değil bilim adamıydı. Kapital’de, kapitalist üretim biçimini diyalektik yöntemle inceliyor, hem bir bütün olarak kapitalizme ve hem de kapitalist ekonominin her kategorisine tarihsel açıdan yaklaşıyordu. Kapital’de eğer, geleceğin toplumuyla ilgili ipuçları veriyorsa bunu, sosyo-ekonomik yapının tarihi gelişim süreci içerisinde geçeceği evreleri, geçmiş-gelecek çizgisi üzerinde bilimsel olarak saptadığı için yapabiliyordu. Geleceğin toplumu bir ütopya değil, toplumsal gelişmenin zorunlu bir ürünüydü.
Ekonomi
Kapital Okuma KılavuzuAlaattin Bilgi · Evrensel Basım Yayın · 20058 okunma
Emek-gücünün değeri, yalnız bilfiil çalışan işçinin değil, bütün işçi ailesinin yeniden üretimi için gerekli metalarca belirlendiği için, bir ailede çalışan üye sayısı ne kadar artarsa, emek-gücünün yeniden üretim gideri de o kadar yayılmış olacak ve dolayısıyla her birine daha az ücret ödenilecektir. Böylece makine, yetişkin işçinin emek-gücünün değerini düşürmüş olacaktır. Şimdi dört kişilik bir ailenin emek-gücünün satın alınması eskiye göre daha pahalı olabilir ama artık bir yerine dört kişinin artı-emeğine el konulmaktadır; dolayısıyla emek-gücü fiyatında bir düşme olmuştur. Makine, sermayenin sömürücü gücünün konusu olan insan malzemesini artırdığı gibi, bu sömürünün derecesini de yükseltir. Makine, işçi ile kapitalist arasındaki karşılıklı ilişkide de bir devrim yapar. Daha önce piyasada yüz yüze gelen işçi ile kapitalist serbest meta sahipleri olarak bir değişimi gerçekleştiriyorlardı. Ama şimdi kapitalist, çocukları ve kadınları da satın almaya başlamıştır. Aile reisi olarak işçi daha önce, şeklen sahip olduğu kendi emek-gücünü satardı, şimdi ise karısını ve çocuğunu da satar duruma gelmiştir. Ünlü deyimi ile o, “Artık bir köle tüccarı gibidir.” Karl Marx/409
Sayfa 211·Kitabı okudu
Ekonomi
Kapital’in yöntemi, Marx’ın, ilk kez 1840’larda formüle etmeye başladığı materyalist diyalektik ve materyalist tarih görüşünün bütün temel önermelerini içerir. Birinci cildin ikinci basımının Sonsöz’ünde Marx, şöyle yazar: “Benim diyalektik yöntemim, Hegelci yöntemden yalnızca farklı değil, onun tam karşıtıdır da. Hegel için insan beyninin yaşam süreci, yani düşünme süreci –Hegel bunu ‘Fikir’ (İdea) adı altında bağımsız bir özneye dönüştürür– gerçek dünyanın yaratıcısı ve mimarı olup, gerçek dünya, yalnızca ‘Fikir’in dışsal ve görüngüsel (Phenomenal) biçimidir. Benim için ise tersine, fikir, maddi dünyanın insan aklında yansımasından ve düşünce biçimlerine dönüşmesinden başka bir şey değildir.
Sayfa 65·Kitabı okudu