Alaattin Bilgi

Alaattin Bilgi

YazarÇevirmen
9.0/10
266 Kişi
·
767
Okunma
·
0
Beğeni
·
303
Gösterim
Adı:
Alaattin Bilgi
Unvan:
Yazar ve çevirmen
Doğum:
Ankara, 1 Temmuz 1925
Ölüm:
Gemlik, Bursa, 2 Ağustos 2016
Alaattin Bilgi 1 Temmuz 1925 tarihinde Ankara’da doğdu. Bir “Angaralı” olarak Keçiören, Cebeci, Ulus civarında büyüdü. Bir bacağını geçirdiği rahatsızlık sonucu kaybettiği lise hayatını, üniversite ve çalışma hayatı takip etti. 1963 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümünden mezun oldu. Devlet dairelerinde çalıştı, yabancı dilini geliştirdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nde geçirdiği çevirmenlik yıllarından sonra emekliye ayrıldı. 1959 yılında başladığı çevirmenlik hayatını kimi takma isimle çevirdiği eserlerle sürdürdü. Marx’ın Kapital’ini 70lerin başlarında çevirmeye başlayan Bilgi’nin, üç cildin tamamını çevirmeyi tamamlaması yaklaşık on yıl sürdü. Marksist klasikleri Türkçeye çevirmedeki inatçı ve programlı çabası uzun yıllar devam etti. Yeditepe, Seçilmiş Hikayeler, Dost, Yarın, Bilim ve Sanat, Evrensel Kültür dergilerinde yazıları yayınlandı. Kapital’i Okuma Kılavuzu hazırlayan ve bir özetini 1990ların başında tamamlayan Bilgi’nin izlenimlerini kaleme aldığı “Yine de Aydınlık” kitabı 2007’de Evrensel Basım Yayın tarafından basıldı. Evli ve iki çocuk, iki torun sahibi olan ve bir süredir çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Gemlik Devlet Hastanesinde bulunan Alaattin Bilgi, 2 Ağustos 2015 tarihinde Umurbey’de hayatını kaybetti.
" ... bu kitap üzerine, sessizce katlanılan bitip tükenmez
üzüntüleri, tasaları, acıları açıklayabilecek gizli bir öykü yazabilirim. Ve eğer işçiler, sırf onlar ve onların çıkarları için yazılan bu yapıtın tamamlanması için katlanılan özveriyi bir bilseler... "
Alaattin Bilgi
Sayfa 37 - Sol Yayınları
88 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap , bir gerçek . İnsanlığın yıllar önce bittiğinin somut kanıtı her çocuk kendi ağzından yaşadığı anları anlatmış.

Olayı o kadar derin yaşıyorsunuz ki kendinizden ve şuan yaşıyor oluşunuzdan nefret ediyorsunuz dünyanın size bir ceza vermesini istiyorsunuz .


Yaşadıkları o lanet olaydan sağ çıktıkları için utanan küçük çocuklar ...


Atom bombası sadece japonya'ya atılmadı tüm insanlığa atıldı .
85 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı tam da özel bankada staj yaparken sipariş etmiştim. Kapitalizmi böyle eleştiren bir kitabı, kapitalizmin kalbinde okumak çok garip gelmişti.
Sosyalizmin ne olduğunu, sıfırdan öğrenmek isteyenler için ideal. 6.sınıftaki çocuk da okuyabilir, benim gibi üniversiteye hazırlanan genç de.
Kitaba başlarken 'işaretleme kalemi alayım, şu anki durumumuzu anlatan bölümlerin üzerini çizerim.' diye düşünürken, neredeyse her sayfada bu döneme ait izler buldum.
20. yüzyıl da yazılmış olmasına rağmen, Dünya'nın hala yerinde sayıyor olması büyük bir utanç...
-Sovyetler birliğinin yıkılması köklü bir değişim demek değil bana göre, çünkü hala sosyalizmin egemenliğini sürdürdüğü 70 ülke var .-
88 syf.
Kitabın önsözünden bir alıntıyla incelemeye başlıyorum:''Bu kitabı,tembel hayalleri dürtükleyebileceği,insanları ölüm ve işkence peşinden koşmaktan,daha mutlu,daha barışçı bir dünya kurma yoluna döndürebileceği umuduyla herkese salık veriyorum.''
Atom bombası atılan anı yaşamış,hayatta kalmış çocukların yazılarından,mektuplarından derlenmiş bir kitap.Kısa kısa 25 anı var içinde.İnsanın içini parçalayan kısa ama anlamlı 25 çocuğun yaşadıkları, o korkunç ana nasıl şahit oldukları...Kimi annesini kimi babasını kimi ablasını kimi herşeyini kaybetmiş bu dehşet verici olaya tanıklık etmiş çocuklar...
İnsanı derinden etkileyen,ağlatan içler acısı gerçekler.Çaresizce etrafta ailesinden birini arayanlar,yıkık dökük evler,her tarafı yanmış-parçalanmış insanlar,daha nicesi.Okumakla o anları hissetmek ne mümkün fakat insanı ağlatan içinden bir parça koparan anılar var içinde.Daha güzel daha yaşanılası bir dünya umuduyla,gerçekten her yerde barış olması umuduyla....
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap kısa ve duygusal ilerleyişiyle bir saati bulmadan bitebilecek bir kitap...
İncelememe şu sonsözlerle son veriyorum :
''Kalemleriniz elinizde,kaybettiğiniz insanların hayalleri gözlerinizin önüne geldiği ve onlarla dertleştiğiniz anı tasarlarken,yazdığınız bu kelimelerin sevdiklerinizin ruhlarını huzura kavuşturacak birer dua yerine geçeceğine inanıyorum.Bir gün olur da bu yazılarınızı memleketimizde ve dış ülkelerde yayınlayabilirsek,dünya halklarının kalbinde bu ufacık kelimelerinizden büyük bir anıt dikilmiş olacak ve bu anıt dünya durdukça duracaktır.''
85 syf.
·Beğendi·10/10
Yalın, düzgün ve bir o kadar’da ucuz bir kitap’dır. Okunmalıdır.
Not: sosyalizme başlangıç kitap’dır. 15 yaşındaki bir bireyin rahatça okuyup, anlayabileceği bir kitap’dur
85 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Sosyalizm konusunda hiç bilgisi olmayanların bile okuduktan sonra bir temel kazanabileceği, oldukça aydınlatıcı bir kitap. Rekabetçi kapitalizmin, tekelci kapitalizme dönüşümü, mal ve sermaye fazlalığından doğan pazar arayışı ve emperyalizm, sosyalizmi bir dünya düzeni olarak bugün olmazsa yarın zorunlu kılan nedenler, Marx'ın çalışmalarının bilimsel niteliği akla yatkın bir biçimde ele alınmış. Kapitalizmin verimsiz, akıldışı, müsrif ve adaletsiz oluşuna vurgu yapılmış. Sosyalizm denince akla gelen vesveselere doyurucu cevaplar verilmiş. Çok popüler olan, 'Sosyalizm düzeni gelirse, özgürlüklerimiz elimizden alınır mı?' sorusuna, 'Kimin özgürlüğü?', 'Çalışmadan, sadece üretim araçlarına sahip oldukları için, başkalarının emeği üzerinden asla bitiremeyecekleri servetlere sahip olanların özgürlüğüyse söz konusu olan, evet bu azınlığın özgürlükleri kısıtlanacak.' diye cevap vermiş yazar. Bu çok kolay anlaşılır kitabı çok beğendim ve mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
85 syf.
·1 günde·10/10
kitap dört bölümden oluşuyor
1) kapitalizmin sosyalist açıdan tahlili
2) kapitalizmin sosyalistçe suçlanması
3) değişmeyi savunanlar
4) sosyalizm
en temelinden başlayarak bu dört bölümü, belli başlı sorularla cevaplayıp anlatıyor. dili gayet basit ve anlaşılabilir düzeyde. sosyalistim diyen ve sosyalizme merakı olan, herkesin ama herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. sosyalist felsefe de aynı şekilde fevkalede bir şekilde işlenmiştir.kitabın ilk kısımlarında, ana hatlarıyla, kapitalizmin sosyalist ekonomi politik anlamıyla bir analizi yapılmıştır. kitabın diğer kısmında en büyük teorisyenleri ve bunların düşüneleriyle beraber sosyalizm teori olarak analiz edilmektedir.
784 syf.
·Puan vermedi
Marks’ın kapitalini herkes bilir ve fakat manifestosunu okur... manifesto doğrudan işçi sınıfı için bir metinken kapital kapsamlı bir üretim ilişkileri analizi yapan sınıf çelişkisini teorik olarak emek artı değer paradoksuna oturtan daha teknik bir okuma gerektiren uzun bir metindir. Marks’ın kapitali için pek çok okur arkaik bir metin olarak görüp kenara itmeyi tercih edebilir bu yaklaşım acemi bir bilmişlikten kaynaklanır. Evet kapital artı değer çelişkisini emek ve üretilen meta mal olarak kavramsallaştırmış çatışma bölgesi olarak işçi sınıfı ve üretim araçlarına sahip kapitalisti işaret etmiştir. 1800lerin dünyası için çok ilerici duran bu fikir şimdiki zamanlarda üretim ilişkilerinin dönüştüğünü dönüşürken sınıfların da kendi içinde dönüştüğünü emeğin ambalajlanıp hizmet olarak yeni bir metaya dönüştüğünü ve tüm yeni orataya çıkan şeylerin kapitalin terminolojisi içerisinde yer almadığını iddia ederek kapitali görmezden gelenler için şu söylenebilir: hala herhangi bir kapitalizm eleştirisi yine de Marks’ın icat ettiği kavramlarla başlayarak ilerler... bu bir zorunluluk olarak ortadayken unutulmaması gereken bir kitap olarak ilgililerine şiddetle tavsiye edilir...
191 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Gazeteci ve aktivist olan Anna Louise Strong, Ekim devrimiyle birlikte kurulan Sovyetler Birliği'ni otuz yıl boyunca yöneten Josef Stalin dönemini, Stalin liderliğinin sovyet birliğinin gelişimine etki eden kararlarını ve gazeteci kimliğiyle sahada bizzat tecrübe ettiği halkın iradesini, tarafsız bir şekilde kaleme alıyor. Yazar hakkında öğrendiğim diğer ayrıntı ise kendisinin Amerika vatandaşı olması, kocası komünist parti üyesi ve bir zamanlar sovyet tarım bakanlığı yapmış ve 2.dünya savaşında Hitler karşısında cephede hayatını kaybetmiştir. Anna L. Strong birey olarak bir sosyalist olduğunu da eklemeliyim. Bunu aktarmamın sebebi Stalin dönemini kaleöinden anlatırken, bu döneme ait olumlu yönleri okuyucuyla buluştururken, Stalinin hatalı kararlarını eleştirel boyutta kaçınmaması, spesifik sosyalist bakış açısıyla değil, gazeteci yaklaşımını olması gerektiği özgür ve tarafsız anlamda kullanıyor.

Bolşevik devrimi sırasında Rusya fakir birer köylü, vizyonu olmayan ve eğitimsiz insanların yığınlarıyla doluydu. Lenin önderliğinde bu insanların ülkesi, yönetimi burjuvadan aldığında ne yapacaklarını bilmedikleri gibi kendilerine inançları da azdı. Halk şöyle diyordu; "İlk sosyalizmin bizim karanlık ülkemizde kurulması dünya için çok kötü oldu. Eğer siz Amerika­lılar ya da hatta şu çalışkan Almanlar bunu yapsaydı, doğru dürüst bir iş olurdu. Ama bizler, karanlıktaki İnsanlar, hangi sosyalizmi kuracağız?". Böyle bir ortamda Stalin ülkeyi tarım, sanayi atılımıyla ileriye doğru sıçramasına, gelişmesine ve eğitim seviyesinin yükselmesine olanak sağlıyor. Bu köylü topluluğu on yıl içerisinde dünyanın en büyük güçlerinden birisi oluyor. Sosyalist düzenin yeni inşa edildiği, toplumun temelleri atıldığı bu otuz yıllık dönemde, Stalin topluluğu adına tam manasıyla bir despota dönüşmese de, bir şeyleri halkına kazandırırken bazı şeyleri de geri almayı ihmal etmemiştir. Bir yönden kazanmaya doğru önüne çıkan engelleri sert şekilde imha etmiş, amaçladığı düzeni oluşturmaya çalışırken işte o hedeflediği düzeni oluşturacak temellerin özünde mutlaka varolması gereken değerlerin oluşmasına da izin vermemiştir. Birlik içerisinde çok sesliliği engellemese de en büyük karar merci kendisi olmasından en büyük hatalarından birisi olan polis teşkilatını partiye bağlaması ve bu polis teşkilatının keyfi tutuklamalar ve infazlarla halk üzerinde güven duygusunun zedelenmesine yol açmıştır.

Stalin bir yerden kazanırken diğer yandan kaybetmiştir. Köylü halkının söylediği o söz şöyle devam ediyor; "Ama bizler, karanlıktaki İnsanlar, hangi sosyalizmi kuracağız?""

Stalin buna şöyle cevap veriyor;

"Kurunuz ya da on yıl içinde ya­bancı istilacılar tarafından ezilirsiniz"

Stalin işte bunu gerçekleştirmişti. Sadece halkının değil, bütün dünyanın Hitler tarafından ezilmesine engel olmuştu. Bugün dünya olanakları, yaşam standartlarında ki adaletsizlik, bitmek tükenmek bilmeyen açgözlüğümüz kısır bir döngüde dönerken, ektiğimiz kötülük tohumlarımız daha şiddetli ve acımasızca bir frizbi gibi bizi tekrar buluyor. İşte, Stalin döneminin özeti budur; "Daha kötünün biraz daha az kötüsü". İnsanlığın geçmişinde ve geleceğimizde varolacağı gibi. Sadece daha az kötüye alıştığımız ve daha "ne olur" daha az kötüsü olmasını hayal ettiğimiz gibi. Kendi ellerimizle var ettiğimiz faşist Hitler'i, yine kendi elimizle yarattığımız biraz daha iyisiyle yoketmemiz gibi.

- Kitap hakkında son olarak kıytırık bir yazarın bin sayfada bunun yarısını çorba ederek anlatacağı bilgiyi, Anna L. Strong iki yüz sayfaya daha etkili biçimde ve akıcı anlatımıyla otuz yıllık Stalin dönemini akılda kalıcı noktalara değinerek okumanızı sağlıyor.
784 syf.
·239 günde·9/10
Mevcut ekonomik sistem olan kapitalizmi olduğu gibi analiz ediyor. Okuduğumdan bu yana çok zaman geçti ama hatırladığım kadarıyla birinci ciltte, çoğunlukla mevcut ekonomik sistemin analizi yer alıyor. Aslında ekonomiyi bilimsel yönden inceleyen bir kitap. Para nedir, meta nedir, değişik değeri, kullanım değeri nedir gibi kavramlar açıklanıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alaattin Bilgi
Unvan:
Yazar ve çevirmen
Doğum:
Ankara, 1 Temmuz 1925
Ölüm:
Gemlik, Bursa, 2 Ağustos 2016
Alaattin Bilgi 1 Temmuz 1925 tarihinde Ankara’da doğdu. Bir “Angaralı” olarak Keçiören, Cebeci, Ulus civarında büyüdü. Bir bacağını geçirdiği rahatsızlık sonucu kaybettiği lise hayatını, üniversite ve çalışma hayatı takip etti. 1963 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümünden mezun oldu. Devlet dairelerinde çalıştı, yabancı dilini geliştirdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nde geçirdiği çevirmenlik yıllarından sonra emekliye ayrıldı. 1959 yılında başladığı çevirmenlik hayatını kimi takma isimle çevirdiği eserlerle sürdürdü. Marx’ın Kapital’ini 70lerin başlarında çevirmeye başlayan Bilgi’nin, üç cildin tamamını çevirmeyi tamamlaması yaklaşık on yıl sürdü. Marksist klasikleri Türkçeye çevirmedeki inatçı ve programlı çabası uzun yıllar devam etti. Yeditepe, Seçilmiş Hikayeler, Dost, Yarın, Bilim ve Sanat, Evrensel Kültür dergilerinde yazıları yayınlandı. Kapital’i Okuma Kılavuzu hazırlayan ve bir özetini 1990ların başında tamamlayan Bilgi’nin izlenimlerini kaleme aldığı “Yine de Aydınlık” kitabı 2007’de Evrensel Basım Yayın tarafından basıldı. Evli ve iki çocuk, iki torun sahibi olan ve bir süredir çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Gemlik Devlet Hastanesinde bulunan Alaattin Bilgi, 2 Ağustos 2015 tarihinde Umurbey’de hayatını kaybetti.

Yazar istatistikleri

  • 767 okur okudu.
  • 32 okur okuyor.
  • 871 okur okuyacak.
  • 25 okur yarım bıraktı.