bir insanın, örneğin İngilizcede 1000-1500 kelime bilerek düzeyli bir iletişim kurabildiği bilinir. Western Ontario Üniversitesi'nden dilbilimci Profesör Stuart Webb'e göre ise bir dildeki 800-1000 arası çok kullanılan sözcüğün bilinmesiyle (örneğin İngilizcede) gündelik yaşamda konuşulan dilin yüzde 75'i anlaşılabilir hale gelmektedir. İnsanların çoğu teknolojinin devasa biçimde geliştiği, sosyal ve kültürel karmaşanın yaşandığı bu modern dünyada bile 1000 kelime ile ortalama düzeyde bir iletişim yaratabiliyorken, 23 Nisan 1564 yılında Birleşik Krallık'ta doğan William Shakespeare tek başına İngiliz diline binlerce yeni kelime kazandırmıştır. Hatta yalnızca Hamlet'te (1603) bile İngilizcede ilk defa kullanılan 600'den fazla yeni sözcük vardır.
Shakespeare edebiyatın filozofuydu. Yeni kelimeler üretiyor, kavramlara alan açıyor, insanın kendi diliyle ve dünyayla olan ilişkisinde sınırları zorluyordu. Onu bugün bile büyük kılan becerilerinden biri işte buydu.
Ressam Pieter Brueghel'in (1525-1569) Ölümün Zaferi (1562) isimli tablosu aşk ve ölümün hem iç içe geçmişliğini hem de karşıtlığını oldukça net bir biçimde resmeden nadir sanat eserlerinden biridir. Bir çift müzisyen âşık, resmin merkezinden uzağa yerleştirilmiştir. Bologne'un tespit ettiği gibi, ölümün büyük bir ustalıkla ve dehşet içinde yansıtıldığı tablonun sağ alt köşesinde elindeki müzik aletini çalan âşık, adeta bütün bir tabloda resmedilen ölüme karşı duruşun açık bir simgesidir. Aşk ölümün, ölüm de aşkın kıyısındadır ve her an birbirlerine dönüşmeleri, birbirlerine karışmaları an meselesidir. En azından ressamın vermeye çalıştığı duygulardan birisi budur.
Bize lazım değil müftü fetvası
Ehl-i aşk olanın var aşinası
Ademi hor görüp olmayız asi
Secdeden ar eden şeytan gerekmez
Biliriz abdesti, savmı, salatı
Kelime-i şahadet, haccı, zekâtı
Taklit ile olmaz hak farziyatı
Riya ile olan iman gerekmez
Biliriz mevlayı vicdanımızda
Allah aşikârdır seyranımızda
Kuşdili okunur irfanımızda
Arabi, Farisi lisan gerekmez
Aşkın namazını kılanlara aşk olsun
Mutriplere tef çalanlara aşk olsun
Dünya özü cife'dir (ceset, leş) talepkârları it
Dünyadan uzak kalanlara aşk olsun.
Arapça sarmaşık anlamındaki a-şe-ka (ışk) kökünden türeyen "aşk" kelimesi, şiddetli ve aşırı sevgi; bir kimsenin kendini tamamen sevdiğine vermesi; sevgilisinden başka güzel görmeyecek kadar ona düşkün olması gibi anlamlara gelir.32 Buna göre sarmaşığın dolandığı ağacın suyunu çekmesi, onu soldurup zayıflatması ve bazen kurutması gibi, aşkın da benzer bir etki yaptığı söylenir.