Sağ kanatta yer alan Yusuf da orta sınıfa özgü bir çalışma mekanında fare kapanı yapmakla meşguldür. Yusuf'un bu eylemi, Aziz Augustinus'un, İsa'nın çarmıha gerilmesini iblisin yakalanması için yapılan fare kapanı olarak yorumlamasının göstergesidir. İnsanlığın kurtuluşu için İsa'nın kendini feda ettiği inancından hareket eden Aziz Augustinus'a göre, İsa'nın bedeni iblis için bir yemdir, yemi kapınca da kendi yıkımına sebep olur; farenin kapandaki yemi yemesi gibi. Ayrıntılarda seçilen kılıç şeklinde testere, havari Petrus'un İsa yakalandığında başkahinin hizmetçisi Malhus'un kulağını keserken kullandığı kılıcın, odun kütüğü çarmıhın, çiviler, çekiç ve tornavida da pasyon aletlerinin sembolleri olarak kompozisyona dahil edilmiştir.
yuvarlak masanın üzerindeki açık kitap, şamdan ve beyaz zambak, arka duvardakı havlular, nişin içinden sarkan bakraç gibi objeler gerçekçi betimlenirken sembolik anlamlar da yüklenir, şamdandaki yeni sönmüş olduğu görülen mum, Cebrail' in verdiği müjde ile etkisini yitiren dünyevi ışığa gönderme yapar. Zira yanan mum İsa'nın sembolüdür; Meryem'in masumiyetini beyaz zambak, saflığını ve bekâretini bakraç ve havlu temsil eder.
cadılık, vampyr (vampir) ve werenwulf (kurt adam) gibi habis canlılara olan inançlar da Avrupa'da on dördüncü yüzyıldan itibaren hızla yayılır. Bu yayılmanın nedeni Avrupa'yı kasıp kavuran veba salgınlarıdır. Veba salgınının yarattığı sürekli insan ölümlerine karşı çare bulunamıyor oluşu, bu hastalığın kökenini şeytani kaynaklara bağlama eğilimini beraberinde getirmiştir. Salgınlarda, hızla yayılma ihtimali çok yüksek olan iltihaptan kaçınabilmek için vebadan ölenlerin cesetlerini mümkün olduğu kadar çabuk gömmek gerekmiş ve bu işlem, bazen gömülecek kişilerin tıbbi olarak gerçekten ölü olup olmadıklarını tetkik etme işleminin de ihmal edilmesine yol açmıştır. Öldüğü sanılan ve gömülen kişilerin mezarda kendilerine gelince ya bulundukları yerden çıkmaya çalıştıkları ya da korkunç bir biçimde öldükleri bilinmektedir. Mezardan çıkmaya çalışanlar veba salgınından dolayı ölenlerin hortladığı, öte dünyadan geri döndükleri inancının oluşmasına sebebiyet vermiştir. Mezarlar daha sonra açıldığında bulunan cesetler, ölüm gömüldükten sonra, yani mezardayken gerçekleştiğinden henüz çürümemiş ve kan lekeleriyle kaplı durumdadır ki bu da halkı, vampir veya her türlü doğaüstü habis gücün var olduğu korkusuyla karşı karşıya getirmiştir.
"Ey Sinbad, ey denizci adam! Sen usanmazsın, her defasında daha büyük sıkıntılarla karşılaşmana rağmen vazgeçmiyorsun, tövbe etsen bile yalan söylüyorsun. Karşılaştığın şeylere göğüs ger bakalım şimdi! Bütün bu işleri hak ettin, Allah bütün bunları yaşatıyor ki sana, tamahkârlıktan tövbe edesin! O kadar zengin iken içine düştüğün bu durum hep tamahkârlığının neticesidir!" diyerek kızıp duruyordum kendime.