emre er

7
aklı da nadasa bırakılmış toprak gibiydi. Kitaplardaki soyut düşünceler açısından bütün hayatı boyunca süren bir nadastı bu, ama artık ekim yapmanın vakti gelmişti. Daha önce hiç çalışmadığı için yorulmak nedir bilmeyen zihni, şimdi kitaplardaki en küçük bilgi kırıntısını bile sünger gibi emiyordu.
Sayfa 65 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

emre er

, bir kitap okudu
Puan vermedi·270 syf.·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2025 00:00
·
2025 6. kitabı
Köprülü Şerif İlden
8.7/10 · 50 okunma
Bitiriş ve karar
Karar verelim: Sarıkamış bize büyük bir ibret olduğu kadar tarihimize parlak bir onur sayfasıdır. Gelecek kuşaklara ibret olsun ki biz tüm millet, yanlış yaratılmış bir adamın arkasında kurtuluş aradığımız için feleğin dediği güne düştük. Tarihlere ant olsun ki büyük bir Türk ordusu bilgisiz ve deli komutanının hırsıyla yüksek dağlar üstünde kara kışın tipisiyle yüzyılların düşmanının güllesi ve kurşunuyla uğraşa cenkleşe ulusal bağımsızlık uğruna tümüyle mahvoldu da bir eri sırt çevirmedi. Sarıkamış'ta hiç panik olmamıştır.
Sayfa 266 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Tarih
34
yorulmuş ve takatsız düşmüştük. Tam yayla üstünde keskin bir rüzgâr ve arkasından şiddetli bir tipi başladı. Bu andan itibaren göz gözü göremez oldu. Kimsenin kimseye yardım etmesi ve hatta söz söylemesi, sesini duyurması olanağı kalmadı. Uzun, sonsuz denecek kadar uzamış olan yol kolu dağıldı. Asker enginlerde, dere içlerinde, orman bucaklarında, nerede kara bir nokta, nerede dumanı çıkan bir ocak gördüyse oraya saldırdı ve kolordu çözülüp eridi. Subaylar çok uğraştı. Fakat kimseye söz duyurma gücü kalmamıştı. Hâlâ gözümün önündedir. Yol kenarında karların içine çömelmiş bir er bir yığın karı kollarıyla kucaklamış, titreyerek, çığlık atarak dişleriyle kemiriyor, tırnaklarıyla kazıyordu. Kaldırıp yola götürmek istedim. Er önceki hareketini, çığlığını, dişleriyle, tırnaklarıyla çabalamasını hiç bozmadı ve beni hiç görmedi. Zavallı cinnet geçiriyordu. Böylece şu uğursuz buzullar içinde biz belki on bin kişiden çok insanı bir günde karların altına bıraktık ve geçtik.
Sayfa 238 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Tarih
24
Kışın şiddetine bakmayarak kadınlar ve çocuklar güle oynaya Erzurum'a kadar sırtlarında ve kucaklarında cephane taşıyacak kadar çaba gösterdiler ve bu toprağın en büyük ve gerçek sahiplerinin ancak kendileri olduklarını tahammül sınırlarını aşan özverileriyle kanıtladılar. Halkın yardımlarından sağlanan on beş yirmi bin fanila, çorap, çamaşır gibi eşya Erzurumlular tarafından orduya armağan edildi, bu yardımlar sonucunda orduya neşe ve sağlamlık geldi.
Sayfa 162 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Tarih