emre er

19- Köprüköy Savaşı'ndan sonra
Gün geçtikçe gereksinimler arttı, eksilmedi. Bir yandan açlık, öbür yandan çıplaklık, başlarımızda kardan, yağmurdan ıslanıp yüzümüze gözümüze yapışıp kalmış olan kefiyeler, bizleri konağınız kapısında durup karşılayan siz karnı toklara dilenci biçiminde gösterdi. Gerçekten ne subayımız subaya ne erimiz ere benziyordu. Fakat kalplerimiz emin olunuz Şerif Bey, kalbiniz gibi inanç ışığı ve kahramanlıkla doluydu. Hiç yılgınlık getirmeyecek kadar sertleşmişti. Soğuk ve çıplaklık yüzünden Köprüköy'den Tutak'a giderken ayakları şişip kangren olan altı yüz er doktor muayenesiyle ayrılarak Hins Hastanesi'ne gönderildi. Ömerli'de bir, Mescitli'de iki, Kerinkâr'da üç, Pekecik ve Tenzile'de dört gün sürekli ve daha sonra Köprüköy Savaşı'nda üç gün, ondan sonra Tutak yolu dokuz gün ki toplam on altı gün bir yerden yiyecek adıyla bir şey almadık. Yalnız dilenerek Gündigut'ta 33'üncü Tümen yönetiminden tümenimiz adına on çuval un alabildim. Güya Köprü-köy'den Tutak'a giderken tümenin iaşesini Mescitli ambarı sağlayacaktı.
Sayfa 137 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
17
orduyu ben durduğu yerde bile besleyemiyorum. Ayağında çizmesi yok, sırtındaki paltosu çuval bezi gibi bir şey. Aç karın, çıplak sırt, yalın ayak Kafkasya istilasıma çıkılır mı?
Sayfa 123 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Savaş başlangıcı
Harekât başlayacağı zaman 3'üncü Ordu'nun mevcudu 190.000 insan ve 60.000 hayvandı. Bu mevcudun altı aylık iaşesi İçin yaklaşık 88 milyon kilogram buğday, çavdar ve arpaya gereksinim varken, ordu ambarlarında yalnız 1.250.000 kilogram yiyecek ve tahıl vardı.
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Bir cevap
Trabzon'dan İran sınırına kadar koca bir ülkede uygarlık eseri olarak eğri büğrü direklere çoğunlukla bilek kuvvetiyle çekilmiş ve koptukça eklenmiş, eklendikçe çirkinleşmiş eski telgraf tellerinden başka bir şey bulunmazdı. Erzincan'da su kuvvetiyle işleyen basit bir aba ve bir beylik un fabrikasından başka, şu geniş ve tarihi harekat alanında çarkı döner ve düdüğü öter bir uygarlık eseri bulmak ve görmek nasip olmazdı.
Sayfa 22 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Tarih
3. Bölüm
Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım.
Sayfa 33 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu