emre er

Bursa -Yöre Köyleri
Bursa köylerinin ikinci göze çarpan konusu da “eğitimsizlikleridir”. Hiçbirinde “okul” denmeye lâyık bir bina görünmez. Evet ama köylerde ad olarak “Feyz-i Hamidi, Avn-i Hamidi, Nur-u Hamidi vb.” adlarından biriyle adlandırılmış okullar vardır. Ama yerini sormayınız. Ya ahır gibi karanlık bir dam ya da çoğunlukla mescitin bitişiğindeki teneşirhane (ölülerin yıkandığı yer), bir yanda tabut vb. duruyor. Bir köşede ve toprak üstünde üç beş çocuk “namaz sureleri” ni öğreniyorlardı. Hele “Muallim” (öğretmen)lerin çoğu ad(ları)nı yazamıyorlardı. Birkaçına köylerinin sağlık durumu konusunda ilmühaber yazdırmak gerekli oldu, orada bir Arapça tamlama olan “Şerafeddin”(Şerafettin) adı “Şerfettin” olarak yazdılar. Halbuki Hıristiyan köylerine girerken mutlaka bir iki katlı bir bina uzaktan göze çarpar. Sormaya gerek yok. Mutlaka Okuldur. İçinde muntazam sıralı dershaneler, duvarlarında haritalar, şekiller asılı. Öğretmenlerinin çoğu idadî okullarındaki bilimleri bile öğretme gücünde kişilerdi.
Sayfa 97 - büke·Kitabı okudu
Eğitim
Reklam
Mudanya
"Mudanya" kasabasına vardık. Akşamleyin de Rum mahallesi içinde ve deniz kıyısında kurulu “Pavli Oteli” ne geçtim. Gerçekten orasının da tek konuğu ben oldumsa da bayağı cinsten olmak üzere mobilyasının tamlığı, deniz kenarındaki masa ve sandalyeler dizilmiş balkonu, iki adım yakınında bir aşçı dükkânı bulunması gözümde değerini arttırdıkça artırdı. Burada geçirdiğim dört gece çok rahat ettim. İşimizi gücümüzü bitirip (otele gelince) balkona çıkar, yemeği orada yer, yatıncaya kadar kalırdım. İnsanı oyalayacak pek çok eğlenceler vardı. Bunların en hoşu saat on birde birçok Rum ailelerin kayık ve sandallara binerek sahilde boydan boya dolaşmaları idi. Bir kısmı kıç üstüne mezeleri dizmiş, rakısını konyağını koymuş, hem içerler hem şarkı söylerler ve bu durumda olanlar karşılaşınca kayıklar rampa ederek birbirlerine içki ikram ederlerdi. Mudanya kasabası deniz banyosu mevsiminde Bursa, Gemlik hatta İstanbul’dan gelen “banyocular” ile pek kalabalık olur ve gece yarısına kadar kırk elli kayık ve sandal, fişekler, maytaplar yakılarak şarkılar, maniler okunarak eğlenirlermiş. Otellerde o vakit boş yatak bulmak güç olduğu gibi kiralık ev bile kalmazmış.
Sayfa 85 - büke·Kitabı okudu
Yeme-İçme
Bursa
Arabacımız bize dönüp “Burası Derbent. Artık çıkış bitti. İnişe başlayacağız. Keşiş eteğinde ise Bursa görünüyor.” dedi. Hepimiz hemen yerlerimizden kalkıp keşiş dizisini beyaz bulutların içine gömüldüğü için toprakla göğün birleşme noktası sayılan Keşiş Tepesini, Keşiş Dağı’nın eteğinde bir karartıdan ibaret Bursa kentini, o namlı ve bereketli Bursa ovasını tepeden kuşbakışı ile gözleyerek görüntünün görkemine ve güzelliğine karşı sessiz, konuşmadan durduk kaldık.
Sayfa 20 - büke·Kitabı okudu

emre er

, bir kitap okudu
Puan vermedi·239 syf.·
2026 15. kitabı
William Irwin
8/10 · 10 okunma
2- George’un Başarısız Mutluluk Arayışı
"Aristoteles şöyle yazar: Ancak halk yığını, mutluluğun ne olduğu konusunda hemfikir değildir ve bilgenin verdiği cevaptan çok daha farklı bir yanıt verir. Halk yığını için mutluluk; zevk, refah ya da onur gibi yalnızca bariz ve göz önünde olan şeylerle ilgilidir. Kimi birini, kimi diğerini arzular. Dahası, aynı kişi koşullarına göre sürekli fikir değiştirir: Hastayken mutluluğun sağlık, yoksulluk içindeyken ise zenginlik olduğunu düşünür. Kendi cehaletlerinin farkına vardıklarında ise, kendilerinden yüce olan ve kavrayışlarının ötesinden bahseden herhangi birine hayranlık duyarlar."
GÜNCEL YAYINCILIK·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam