Puan vermedi·160 syf.··
2026 18. kitabı
Bazen raflarda gezinirken yalnızca kapağına bakarak aldığım çok kitap oldu. Bazen de kapağı ya da ismi ilgimi çekti, raftan alıp arka kapağını okuduktan sonra karar verdim. Bu kitabın kapağı da ismi de oldukça dikkat çekici. Ama günümüz Türkiye’sinde yaşayan biri olarak arka kapağını okuyup bu kitabı almamak pek mümkün değil. 1500’lü yılların başında Michelangelo’dan II. Bayezid’e, Devlet-i Aliyye’nin seyfiye mensuplarından Galata’nın insanlarına, Konstantiniyye’nin limanlarından sokaklarına ve meyhanelerine uzanan bir roman bu. Tarz olarak Eric Vuillard’ın Yoksulların Savaşı’ndaki belgeye dayanan tarih anlatısıyla Reşad Ekrem Koçu’nun Patrona Halil’indeki tarihsel kurmaca arasında bir yerde duruyor. Enard, belgelerin açıklığa kavuşturmadığı çok kısa bir tarihsel aralığı, Koçu’yu hatırlatan bir İstanbul atmosferiyle genişletiyor. Ancak İstanbul, Koçu’daki gibi anlatının başlı başına kahramanı olmaktan çok, Michelangelo’nun korkularını, arzularını ve iktidar karşısındaki kırılganlığını görünür kılan bir alana dönüşüyor. Kitabı elime aldığımda klasik bir oryantalist metin okuyacağımı düşünmüştüm. Oysa Enard, Michelangelo’nun bakışına zaman zaman onu bozan ve dışarıdan kuşatan başka bir sesi ekleyerek iki katmanlı bir anlatım kuruyor. Böylece Michelangelo, İstanbul’u tanımlayan ve anlayan tek kişi olmaktan çıkıyor. Roman klasik oryantalist bakışı sorguluyor, ancak İstanbul’u egzotik ve hatta erotik bir atmosferde de gösteriyor. Ezcümle, yalnızca okunmaya değil, romanda geçen olayların ve karakterlerin peşine düşmeye de değer bir kitap. Michelangelo’nun İstanbul’a gerçekten gelip gelmediğinden, köprü meselesinin tarihsel arka planına kadar uzanan bu araştırma isteği de romanın en ilgi çekici taraflarından biri.
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat OnlaraMathias Enard · Can Yayınları · 2024959 okunma
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Mathias Enard ’ın Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara adlı romanı tarih, sanat ve kültürü bir araya getiren etkileyici bir eserdir. Roman, 1506 yılında Osmanlı Sultanı II. Bayezid’in Michelangelo’ya Haliç üzerine bir köprü tasarlaması için davet göndermesi üzerine şekillenir. Yazar, döneme ait tarihsel mektuplardan ve gerçek olaylardan yararlanırken bunları kurgu ile birleştirerek akıcı bir hikâye oluşturmuştur. Bu nedenle eser yalnızca bir tarih romanı değil, aynı zamanda farklı medeniyetlerin ve insanların birbirini anlamasını anlatan bir yapıttır. Romanın merkezinde Michelangelo yer almaktadır. Michelangelo kitapta yalnızca ünlü bir sanatçı olarak değil, duyguları, korkuları ve düşünceleri olan bir insan olarak anlatılmıştır. Başarılı ve yetenekli olmasına rağmen zaman zaman kararsız, yalnız ve iç çatışmalar yaşayan biri olarak karşımıza çıkar. İstanbul’a geldiğinde yabancısı olduğu bir kültürle karşılaşması onun karakterinin daha derin yönlerini ortaya çıkarır. Özellikle sanat üretme sürecinde yaşadığı zorluklar ve çevresini anlamaya çalışması, karakteri daha gerçekçi göstermektedir. Romanda Sultan II. Bayezid de önemli bir karakterdir. Sanata önem veren, güçlü ve ileri görüşlü bir hükümdar olarak anlatılmaktadır. Michelangelo’yu İstanbul’a davet etmesi, Osmanlı’nın yalnızca siyasi değil kültürel açıdan da gelişmiş bir devlet olduğunu göstermektedir. Bunun yanında şair Mesihi karakteri de Michelangelo’ya İstanbul’u ve Osmanlı dünyasını tanıtan kişilerden biridir. Mesihi aracılığıyla okuyucu dönemin kültürel yapısını ve düşünce dünyasını daha yakından görmektedir. Kitabın en güçlü yönlerinden biri İstanbul’un anlatımıdır. Şehir, yalnızca olayların geçtiği bir yer olmaktan çıkmış, adeta romanın karakterlerinden biri hâline gelmiştir. Sokakları, limanları, kalabalığı ve farklı kültürleriyle
1000Kitap
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat OnlaraMathias Enard · Can Yayınları · 2024959 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·160 syf.··
2026 22. kitabı
"Çoğu zaman bazı şeyler tekrarlansın istenir; kaçan bir anı yeniden yaşamak, eksik kalmış bir hareket ya da ağızdan çıkmamış bir söze geri dönmek istenir; boğazda düğümlenip kalan sesler, cesaret edilemeyen okşamalar, sonsuza kadar kaybolan o göğüs sıkışması yeniden yakalanmaya çalışılır." "Çalışma olmadan yetenek bir hiçtir." " işin aslı, acıdan başka bir şey yok ve bizler, yakında yok olacağımızı yabancı kollarda unutmaya çalışıyoruz." #ayselbora çevirisiyle okuduğum #savaşlarıkrallarıvefillerianlatonlara bir süredir masamda anlatılmayı bekleyenlerden... Buzlu bir camın ardından okumadım da izledim gibi bir hisle kapattım kitabın kapağını çünkü. Ne desem eksik kalacak gibi his var içimde. 16.yy'ın ilk çeyreğinde Sultan II.Bayezid'in Haliç üzerine yapılacak köprü projesi için Da Vinci yerine heyketraş Michelangelo'yu tercih edilmesi ile başlar benim de zihin şenliğim. Zira tarihi gerçekler (ya da gerçekliği varsayılan) üzerinden ilerleyen kurgular en sevdiğim. Papa II. Julius ile de problem yaşayan Michelangelo Italya'dan Osmanlı başkentine rönesans esintisiyle gelir. Yazar #mathiasenard tercüman Manuel ve şair Mesihi üzerinden kurgunun rotasını edebiyata çevirir... Aşk ve meşk de süzülmeye başlarken kitaptan imbik misali bizler de devrin İstanbul'unda adımlıyoruz satırlar aracılığıyla. Zaman geliyor entrikalardan hayıflanıyoruz. Rivayetler #Michelangelo 'nun gelmediği yönünde ki zaten yazar da kitabın sonundaki notlar kısmında açıklıyor gerçeklik taşıyan kısımları. Köprü Haliç'in iki yanını birleştirme amacı taşıyor ama gönlümde Avrupa ve Osmanlı diyalogu olarak gelişti olaylar. #tavsiyekitap
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat OnlaraMathias Enard · Can Yayınları · 2024959 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
II. Bayezid döneminde, Haliç’in iki yakasını birbirine bağlayacak bir köprü yapılması için önce Leonardo da Vinci’den çizimler istenir. Çizimler II. Bayezid’in çok hoşuna gider; fakat mühendisler projeyi uygulanabilir bulmaz. Bunun üzerine gözler ondan yaklaşık yirmi yıl daha genç olan Michelangelo’ya çevrilir ve İstanbul’a davet edilir. Michelangelo aslında kendini her şeyden önce bir heykeltıraş olarak görür. Ancak İtalya’da Papa II. Julius’la da ciddi anlaşmazlıklar yaşamaktadır. Bu yüzden İstanbul daveti onun için hem yeni bir başlangıç hem de adını böylesine büyük bir yapıyla ölümsüzleştirme fırsatı gibi görünür. Ve köprü için çizimlerin başına geçer. Fakat gönül ferman dinlemez… İstanbul’da bir aşka tutulur. Aşk, kıskançlık, entrikalar… Belki de sanatçıyı en çok besleyen duygular bunlardır; ama onunki biraz daha başka; alev alev yakan, insanın içini kemiren imkansız bir aşk. Bu sırada Michelangelo köprünün muhteşem bir çizimini yapar. Ancak mühendisler köprünün ayaklarının güçlendirilmesi gerektiğini söyler. Tam o sırada yaşanan korkunç bir olay ve bu aşkın yarası, onu derinden sarsar. Ve sonunda İstanbul’u terk eder. Orta Çağ Avrupa’sından Osmanlı İstanbul’una uzanan bu hikâyede köprü fikri ne kadar da manidar: Hem iki yakayı birbirine bağlayan hem de iki medeniyet arasında kurulan görünmez bir geçit. Tarihi bir kurgu olarak okuması inanılmaz keyifliydi. Neresinin tarih neresinin kurgu olduğunu yazar kaynaklarıyla da işaret ediyor. Ayrıca diline gerçekten bayıldım; diğer eserlerini de okumak için şimdiden heyecan duyuyorum.
1000Kitap
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat OnlaraMathias Enard · Can Yayınları · 2024959 okunma
9/10
·160 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 21:17
“Onlar çocuk; savaşları ve kralları, atları, şeytanları, filleri ve melekleri anlat onlara ama aşk ve benzeri şeyleri anlatmayı da unutma.” Bir masal bu kitap, İstanbul`un, köprüyle bağlanmak istenen iki yakanın, şairlerin, sanatçıların ve biraz da Doğu`nun ve Batı`nın masalı. Aslında bir gerçeklikten yola çıkarak kurgulanmış kitap. Haliç`e yapılmak istenen köprü için II. Bayezid`in Michelangelo`yu daveti tarihsel bir gerçek ve kitap için üzerine derin araştırmalar yapıldığı çok belli. Ancak bu ziyaretin detayları, Michelangelo`nun gözünden İstanbul, şehrin büyüsü, tümü yazarın hayali. Kitap tarihi gerçeklere dayansa da yazar bunun bir masal olduğunu ve kendimizi çok da kaptırmamak gerektiğini her adımda hissettiriyor bize. Bu köprü inşa edilemese de Michelangelo`yu ve bizi İstanbul`un gizemli sokaklarında gezdirdi, dostlarla tanıştırdı, şehrin müziğini kulaklarımıza doldurdu. Batı`nın gerçekliği Doğu`nun büyüsüyle birleşti. Michelangelo`nun kendine yabancı bu şehirdeki varlığı, yalnızlığı, İtalya`ya mektupları Batı`yı anlattı bize. Büyülü mekanlar, sıradışı insanlar, şair Mesihi`nin aşkı ve bu uğurdaki fedakarlığı da Dogu`yu. Kimi için tarihi kurgu, kimi için akıcı bir eski dönem anlatısı olarak herkese çokça tavsiye ederim. “Kendi dünyana kapanmışsın; gördüğün sadece gölgeler, tamamlanmamış şekiller, fethedilecek topraklar. Her gün, seni bir sonraki güne itekliyor, oysa sen o günü gerçek anlamda yaşamasını bilmiyorsun.”
Edebiyat
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat OnlaraMathias Enard · Can Yayınları · 2024959 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 8. kitabı
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara Bu kitap; Leonardo da Vinci’nin Haliç’e köprü yapma fikrinden yola çıkıyor ama aslında çok daha fazlasını anlatıyor.Michelangelo, gururlu biri ve değerli bir sanatçı olduğunun bilincinde.Leonardo da Vinci'nin projesini reddettikten sonra, kendisinden Haliç üzerinde yapılacak bir köprü planı isteyen II. Bayezid'in davetini kabul eden Michelangelo, 13 Mayıs 1506 günü İstanbul'a ayak basar. İtalya'yı, ardında yarım kalmış bir anıtmezar projesi, kızgın ve eli sıkı bir Papa bırakarak terk eden Michelangelo, hiç tanımadığı, tehlikeler ve güzelliklerle dolu yeni bir dünyanın kapısındadır artık. Kitap; Doğu ile Batı arasındaki farkları, savaşları, iktidarı ve insanın içindeki çatışmaları hissettiriyor. Olaylardan çok düşünceler ön planda. Herkesin kolayca seveceği bir kitap değil ama sabırla okuyanı farklı bir dünyaya götürüyor. Bende bıraktığı his; geçmişle bugünün, güçle hayalin iç içe geçtiği derin bir yolculuk oldu. Gerçek bir olaydan yola çıkarak baştan sona tarihî dokunuşlarla gelişen ve Rönesans insanının Osmanlı dünyasının gizemleriyle karşılaşmasını incelikli ve özenli bir anlatımla işleyen roman,uygarlığın başka bir kıyısına doğru uzanan ancak yarım kalan bir eserin simgesel anlamı üzerine büyüleyici bir düşünce aynı zamanda. Tarihin bu unutulmuş birkaç haftasının heyecan verici sırlarının izini süren anlatı sevenleri için güzel bir kitap.
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat OnlaraMathias Enard · Can Yayınları · 2011959 okunma