10/10
·592 syf.··
2026 71. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:59
Oscar Lewis, Amerikalı bir antropolog. 1943 yılında ilk kez Meksika’ya gittiğinde halkın durumundan çok etkileniyor ve bu zamandan ölümüne kadar Meksika’nın yoksul semtleri, gecekondu mahalleleri üzerine antropolojik çalışmalar yapıyor. Çalışmalarına başladıktan yaklaşık on sene sonra yolu Sanchez ailesiyle kesişiyor ve hikayelerinden öte bir şey görüyor o ailede; kendilerini ifade etme biçimlerinden, içgörülerinden, içinde bulundukları derin yoksulluğa ve eğitimsiz olmalarına rağmen kurdukları iletişimden çok etkileniyor. Çalışmaları için derlediği ses kayıtlarını yazıya dökmeye, çalıştığı ailelerin hikayelerini yazmaya karar veriyor. Lewis etnografik gerçekçilik ilkesinden ödün vermeden antropolojik raporlarla roman arasında bir metin olarak tasarlıyor bu yazıları ve Sanchez ailesininkiyle başlıyor. Roman gibi okunan “Sanchez’in Çocukları” böyle ortaya çıkıyor, 1950’li yıllarda Meksika’nın gecekondu mahallerinden birinde yaşayan bir baba ve anneleri ölen iki kız iki erkek, dört çocuğunun hikayesini anlatıyor. Anlatılanlar çok etkileyici, hikayenin gerçek olması elbette daha da etkileyici kılıyor metni. Ancak gücünü salt gerçekliğinden almıyor kitap; bundan çok daha ötesi var. Öncelikle, Lewis’in anlatımı muhteşem. Ses kayıtlarından hareketle bu kadar sürükleyici, bu kadar mükemmel bir ‘kurgu’ yazması (kurgu diyorum çünkü kurgu tadında okunuyor) inanılmaz gerçekten. Beş farklı karakterden dinliyoruz hikayeyi; bazen hepsi aynı olayı kendi penceresinden anlatıyor bazen farklı kişilerin anlatımını birleştirerek olayın bütününe vakıf oluyorsunuz, tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Ancak asla tekrara düşmediği gibi, yağ gibi akıyor metin ve parçalar birbirine cuk oturuyor. Metnin kurgu olmadığı, dolayısıyla eldeki verilerle bunun tasarlandığı düşünüldüğünde daha da hayran
Sanchez'in ÇocuklarıOscar Lewis · Beyaz Baykuş · 20264 okunma
Hep ama hep seveceğim sizi...
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:44
Bitirmek istemedim ki...Bittiniz ya...Son bölüm sadece ağladım... Her şeye... Kitabın neyinden bahsedeyim ki...Çok güzeldiniz çok. Hem de var ya hepiniz... Çok duygusalım, asla yazamayacağım. Kitap hakkında asla spoiler veremem, çünkü bu seriyi kendiniz keşfedin ki, benim gibi nefessiz okuyup bitirmemek için okuyamama hissini yaşayın. Her duyguyu yaşayacaksınız. Muazzam ötesi karakter gelişimleri göreceksiniz. Her karaktere A'sından Z'e kadar aşık olacaksınız. 5.kitapta her kesi dolu-dolu okuyabildik, en güzeli buydu. Wielki'ni bu kadar geniş okumak bir garipti, Jancağızım zaten olay, Ares de... Aralın ilk defa baba demesi, Kadirle Aralın huysuz damat-kayınbaba, baba-oğul ilişkisi, Ender hanımın ponçikliyi... Konuşamıyorum ya...Bu incelemeni kitabı hazm edip yazmak istedim, ama yine de bu seriye, bu karakterlere o kadar bağlanmışım ki, hala ağzım kulaklarımda, inceleme yazarken asla objektiv olamıyorum. Kitabın kurgusu öyle ki, asla anlatmam! Kitapta o kadar ters köşe vardı ki, heyecandan nasıl okuyordumsa artık, bir de bölümlerin bittiğini görüyordum. O kadar çok olay oluyor ki, not alarak ya da dikkatli okumanızı tavsiye ederim. Bu serini sadece 1.kitabın arkasındaki kısa bir kaç cümleyle başlamanızı o kadar istiyorum ki. Asla ve asla spoiler duymadan başlayıp bağımlısı olmanızı arzuluyorum size. Kısa inceleme olsa da, bu kadar heyecanlı olacağımı düşünmediğimden bu kitapta da böyle olsun. Bu kitabın, bu serinin de benim için özelliyi bu olsun. Bu seri benim için tamamen 10/10. Şu zamana kadar yegane seri ki, tüm kitaplarına 10/10 vermişim, sevgimi siz düşünün yani... Teşekkür ederim, Filiz Puluç.
Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 5Filiz Puluç · İndigo Kitap · 2025266 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·520 syf.··
2026 14. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:52
Dünümüz, bugünümüz kuvvetle muhtemel yarınımız da... Hababam Sınıfı hiç eskimeyen, hep güldüren bir yapıt. İzlerken güldürdüğü gibi okurken de güldürdü. O kadar keyifli ki. Rıfat Ilgaz'a bu eşsiz eser için ne kadar teşekkür edilse azdir. Mizahın tepe noktalarından biridir. Akıcı, sıkmayan, okuması keyifli ve gerçekten güldüren bir eser. 1000 sayfa olsa da muhtemelen aynı hissiyatı uyandiracak türde bir kitap. Bir döneme de ışık tutar ayrıca. Okul üzerinden toplumsal bir çıkarım da yapılıyor eserinden. Kitap ve film mukayesesi de yapmak bu noktada elzem sanırım. Bir kere Damat Ferit karakteri kitapta yok. Film senaristinin kazandırdığı ve oldukça başarılı bir karakter. Aslında okurken onu aradım hep. Demek ki senarist bu noktada işini iyi yapmış. İnek Şaban, filmdeki kadar saf bir karakter değil. Keza o kadar komik de değil. Güdük Necmi, kitapta filme göre daha ön planda. Yaptığım kısa bir araştırmaya göre Rıfat Ilgaz'dan izler taşıdığı söyleniyor. Genel anlamda tıpkı film gibi oldukça başarılı. Zaten çıkış noktasi kitap. Kitaptan uyarlamalarda her ikisinin de başarılı olduğu ender ikilidir bence.
Hababam SınıfıRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20193,534 okunma
Çorap ören bir paladin düşünün :')
7/10
·360 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 02:32
Stephen, Çeliğin Azizi adı verilen tanrının paladinidir. Paladinler tanrılarına hizmet eden bir tür şövalyelerdir. Çeliğin Azizi yaklaşık 3 yıl önce aniden ve beklenmedik bir şekilde ölür. Tanrının paladinlerinin bir kısmı ya delirmiştir, ya kendini öldürmüştür ya da bir şekilde hayatta kalmayı başarmıştır. Hayatta kalmayı yedi paladin becerir ve bunlardan biri de Stephen'dir. Tanrısız kalan paladinlere Sıçan tarikatı kucak açar ve paladinler hayata tutunmak için bir amaç elde ederler. Tanrısının ölmesinin üstünden 3 yıl geçmesine rağmen Stephen, kendine bir amaç edinememiştir. Ruhundaki boşluğu dolduramadan hayatına boş bir kabuk olarak devam eder. Ta ki Grace ile karşılaşana kadar. Grace, Analık haydutlarından kaçarken kendini paladinin kolları arasında bulur ve ikili bu şekilde bir tanışma yaşarlar. Grace bir parfümcüdür ve Stephen'in kokusuna hayranlık duyar. İnsanın aklına erkek kokusu denilince odunsu ve baharatlı bir koku düşer. Ne var ki Stephan sadece zencefilli kurabiye gibi kokar. :D Bu ikili bir araya gelince siz düşünün gerisini. Gerçekten bu kadar güzel uyumlu, birbirini tamamlayan bir çift çok ender bulunuyor kitaplarda. Ben diyaloglarını okurken hep bir tebessüm eşlik etti bana. Stephen'in korkularını yıkması, Grace'in artık kaçarak bir yere varamayacağını anlaması ve en sonunda da birbirlerine teslim olmaları çok güzel işlenmişti. :') 7 puan vermemin sebebi ise aksiyonun yok denecek kadar az olmasıydı. İşin içinde tanrılar olunca ben beklentiyi biraz yükselttim sanırım. Ama ona rağmen kitap su gibi aktı. Rs döneminde olduğum şu günlerde bana ilaç gibi geldi. :') 2.kitap çıkmak üzereymiş, çıktığı gibi alıp okumayı planlıyorum. Çünkü bu ikilinin başına neler gelecek merak içindeyim. Kitapla kalın.
1000Kitap
Paladin'in AşkıT. Kingfisher · Eksik Parça Yayınları · 20267 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 84. kitabı
Kitabın sayfa sayısı 404 idi. Fakat içindeki yazılanlar asla ama asla 404 sayfaya sığmayacak derinlikteydi. Her birinin (Nazan’ın, Mazhar’ın, Hacer Teyze’nin, Haldun’un )hikayesi o kadar güzel işlenmişti ki 28 saatte bitti kitabım. Bir daha okuyacaklarım listesine eklediğim ender kitaplardan
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 21. kitabı
Yasaklı Lal Figan 2 ​Herkese selaaam! Ay ben geldim ama içimdeki fırtınaları bir bilseniz... İlk kitabı bitirir bitirmez hız kesmeden hemen ikinciye geçmiştim, iyi ki de öyle yapmışım. Ama peşin peşin söylüyorum: Okurken yine bol bol sinir krizi geçirdim! Neyse ki sonradan olaylar toparladı da tansiyonum dengelendi. Özellikle o "ismi lazım olmayan" tiplerin sahneleri azaldıkça benim de kafa rahatladı, oh be dedim! ​Şimdi müsaadenizle şuraya biraz içimi dökeceğim çünkü söylemezsem çatlarım! ​Doru... Sana ne desem az! Ya gerçekten soruyorum; bir insanın seni sevip sevmeyeceğini, o ağır lafları söylerken ne hissettiğini anlamayacak kadar hödük müsün be adam? Okurken "Yok artık" dediğim çok an oldu. Neyse ki bu krizler çok uzamadı da birazcık sakin kalabildim. Ama yiğidi öldür hakkını yeme; tüm delirmelerime rağmen bu ikiliyi okumak bana müthiş bir seyir keyfi verdi. Birbirlerini her anlamda o kadar güzel tamamlıyorlar ki... Siz kesinlikle nazar değmeden mutlu mesut hayatınıza devam edin, ben sizi uzaktan sevmeye razıyım. Ah benim canım Erva'm... Gelelim kitabın sonuna... Spoiler olmasın diye detay veremiyorum ama cidden neden öyle bir şey oldu ya? Neden?! Ben sonuna kadar canım kızıma hak veriyorum. Erva bence yaşayabileceği en ağır şeyleri yaşadı. Ve işin en acı tarafı, canı yanarken bile sevdiklerini düşünmediği tek bir an olmadı. Okurken "Kızım dur, yalvarırım önce bir kendini düşün!" diye bağırmak istedim ama Erva hiç bencil olamadı. Peki şimdi o sevdiklerine soruyorum: Siz bu kıza bunu neden yaptınız? Sizi affedebilir miyim hiç emin değilim, Erva bunları zerre hak etmedi. Ve Ceylin.. Senden nihayet kurtulduk ama yalan yok, içimin yağı zerre erimedi. Keşke senin için çok daha farklı bir son olsaydı. İçimde en ufak bir rahatlama hissi bile oluşmadı, sana hala çok
YasaklıPınar Salman · Pukka Yayınları · 2024259 okunma