"Güneşten ağır ağır gölgeye geçilir gibi, pek de anlamadan akşam olur gibi, ışıklı, neşeli bir yüzden kederlere geçti Aziz Bey. Kederli bir mazisi oldu. Burnu havada, başı dikti hep. Başka türlü yaşamayı beceremediyse de, o gece Haliç' in kirli sularına bakarken anladı ki aslında hep öyle sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı zaten tümüyle bir yanılgıymış."
Kitabın sonunda Aziz Bey'e bu denli üzüleceğimi düşünmemiştim. Ama yine de en çok Vuslat'a üzüldüm ona kocaman sarılmak istedim. Ayfer Tunç'un okuduğum ilk kitabı oldu. Açıkçası biraz endişeliyim beğenmezsem diye ama severek okudum. Akıcı ilerleyen merak uyandıran bir serüvendi benim için. Ah Aziz Bey!