"Onun yüreğiyle benim yüreğim, sanki bir bağla birbirine sımsıkı bağlanmış gibi hissediyorum. Onun kalbi atınca benimkini de hareket ettiriyor sanki. Birbirine bağlı iki tekne gibi; halatı kesmek istesem de, onu kesebilecek bir bıçak yok hiçbir yerde. Bu şimdiye kadar hiç hissetmediğim bir duygu. Bu yüzden de endişeliyim. Duygularım böyle derinleşmeye devam ederse, ne hâle gelirim acaba?"
Eğer bu dünyadaki her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen bir tanrı varsa o tanrının önünde diz çöküp zihnimde hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar berrak bir sezgi yeteneği vermesini isterdim ondan. Beni bu işkenceden kurtarması için de yalvarırdım kendisine. Ya da tüm bu maruz kaldığım aşılmaz, yenilmez, çözülmez kötü insanları birer dürüstlük abidesine dönüştürmesini isterdim. Böylece ruhum onlarla uyum içinde yaşamayı becerir de bir parça olsun huzur bulabilirim. Çünkü şu anda yürüdüğüm yol beni alıp alıp hep o aynı iki kapının önüne götürüyor. Ya insanlara ön yargısız yaklaşıp, insanlarla iletişim kurup onlar tarafından kandırılan bir aptalım ya da onlara sürekli şüpheyle yaklaştığım için doğru dürüst iletişim kuramayan bir paranoyağım. Endişeliyim, kararsızım, mutsuzum! Eğer bütün bir ömür böyle sürüp gidecekse!.. İnsan olmak ne kadar zormuş."