Ortaokulda Türkçe hocamızın önerdiği bir kitaptı. Aynı zamanda da benim okuduğum ilk ciddi ve ağır kitaptı. O yüzden ilk okuduğumda beni nasıl sarstığını asla unutamıyorum, onca yıl geçti ama etkisi hâlâ geçmedi. Her zaman favori kitaplarımdan birisi olarak kalacak.
Aslında uzun seneler boyunca okumak isteyip de her defasında türlü sebeplerle okumadığım bir kitaptı. Okumamamın en büyük sebeplerinden birisi de kitabın bilimsellikten ve gerçeklikten tamamen kopuk, Migros'ta nişastanın yanında satılan ve 100 sayfada dünyanın sırlarını açıklayan klasik bir "komplo teorisi" kitabı olduğundan şüphelenmemdi, ayrıca okuyucu kitlesinin profili de pek yardımcı olmadı açıkçası. Tabii ki bu kitabın durumu daha farklıydı, sonuçta yazar bu işin içinden birisiydi ve tamamen kendi tecrübelerini anlatıyordu, zaten bu kitaba ilgi duymamın sebebi de buydu.
Kitabı senelerce süren terreddütten sonra okumamı sağlayan ise üniversitedeki hocamızdı. Sağ olsun kendisi "Uluslararası Maliye" dersinde bu kitaptan sınav yapacağını söyleyip okumamızı istedi. Tabii bu noktadan sonra zaten okumama şansım yoktu. Hocamız olmasaydı kim bilir daha ne kadar erteleyecektim, kendisine de bu önemli kitabı okumama aracı olduğu için tekrar teşekkür ederim.
Kitabın içeriği hakkında pek bir şey yazmak istemiyordum aslında, okuyalı 2 sene civarı oldu çünkü, ayrıca zaten çoğu şey yazılmıştır şimdiye kadar, tekrara düşmeyi sevmiyorum. Ancak yine de olumsuz anlamda iki temel eleştirim olacak:
Birincisi, kitapta yazarın kendisini, kader mahkumu edasıyla değerlendirmesini sevmedim. Sanki etrafında bir şeyler oluyormuş da kendisi çok farkında değilmiş gibi ve olayların farkına vardıktan sonra da sanki zorla malum organizasyonların içinde tutulmuş gibi yansıtmış kendisini. Öyle ki, kitabı okurken aklıma zamanında Hitler'in yanında çalışan sekreter vs. takımının savaş sonrasındaki röportajlarında "Bizim hiçbir şeyden haberimiz yoktu, biz sadece vatanımıza hizmet ettiğimizi zannediyorduk" gibi kimsenin inanmayacağı saçmalıkları söylemeleri geldi. Biliyorum, yazar arada sırada
Her zaman için favori çizgi filmlerimden olan Cedric'in yaratılmasında ilham kaynağı olduğunu düşündüğüm hoş bir kitap. Holden ile Cedric birbirlerine çok benziyorlar.