Tadımlık bir kitap. Boş bir gününüz varsa kahve alıp yanına bitirmelik diyebilirim. Parça parça kesitler var içinde ona rağmen sürükleyebildi beni. Bazı konularda farkındalık kazanmamı sağladı. Tavsiye ederim.
Ah benim Gregor Samsa'm... Hayat akışının arasında sıkışıp kalan, gittikçe varoluşsal sancı çekmeye ve anlaşılmamaya mahkum bırakılmış Gregor. İnsanların hep anlaşılmaya çalışılmak istemesi ama asla anlamaması. Seni de kimse anlamak istemedi. İsteyene de mâni oldular. Aldığın darbedeler seni günden güne yoketti ve yavaşça çürümeye başladın. En acısı da bu halini görenler sadece kendi istedikleri olsun diye direndi. Çaresizliğini yer yer hissettiğim, sürükleyen bir kitaptı. 1000Kitap üyelerine tavsiye ederim. <3
İlk başlarda elimden düşmedi ama sonraları bi uzaklaştım, kopukluk oldu. Karakterler kitabı okuduğumda gözümde çok net canlandı, betimleme çok iyiydi. Ama sonunu böyle beklemiyordum açıkçası biraz değil bayağı hayal kırıklığına uğrattı. Her şeye rağmen okumuş oldum. Yazara teşekkür eder, kalemine başarılar dilerim.
Girişte neyin ne olduğunu anlayamasam da okudukça kafamda oturmaya başladı. Karakterler az ve öz olmuş. Kitap için belli bir okuma yaş aralığı gerektiğini de düşünmüyorum. Elime geçtiği ve Neşat Nuri Güntekin kitabı olduğu için şans verdim. Şuanlık güzel gidiyor, bittiğinde editlerim :)
Edit: Kitap mükemmel bitti hatta bittiğine üzüldüm bile. Neşat Nuri Güntekin farkı, şaşırtmadı. Eski Türkçe o kadar iyi ifade edilmiş ki kelime israfından ziyade cuk oturmuş. Çokta spoiler vermemek kaydıyla son olarak şunu söylemeliyim, o mektubun hissettirdikleri çok içtendi, sanki ben zehraydım. Acımayı eninde sonunda öğrenen Zehra...
Kitap başlarda sıksa da ileri de sürüklemeye başladı. Zaten sonunu tahmin etmemek içten bile değildi. Gençlik romanı olarak yorumladım. İyi tarafından bakmak gerekirse kitap okumuş oldum ve kelime dağarcığım gelişti. Yazara teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.