“Evvel zaman önce delinin biri bir kuyuya taş atmış su bulanmıştı. İç içe büyüyen halkalar tek bir taşın yaratısıydılar, en geniş halkadan en darına kadar hepsinin kaynağı birdi. Savaşlar da böyleydi; kocaman ülkelerdekiyle bir kasabadakinin, küçük bir evin içindekiyle tek bir kimseninkinin yoktu birbirinden farkı. Su bulansa ya da kurusa bile değişmeyecekti; elbet her canlı düşecekti kendi kuyusuna.”
“Eşit olmadığımızı, olamayacağımızı çok iyi biliyorum, ancak saygı görmek adına alt tabaka insanlardan kendini uzak tutmak gerektiğine inanan kişi, yenilgiden korktuğu için düşmandan saklanan bir korkak kadar eleştiriyi hak eder.”
Bilmiyorlar, düşünmüyorlar ki kader bizim kendi hareketlerimizin sonucuna kendimizin verdiği bir isimdir. Bütün çektiklerimizin yalnız kendi sersemliğimizin sonucu olduğunu bilmek istemeyerek kendimizi sorumluluktan kurtarmak için uydurulmuş bir sözdür.