Benim işler, şöyle böyle sevgilim... Bu sıra kötüye gidiyor. Belli olmaz ama bir ihtimâl bu, belki hiç göremiycem seni. Belki sana yazamayacağım, seni aramaktan çekineceğim, sakınacağım bir yerlere götürürler. Hiçbir şey yapamam, Allah kahretsin, üstelik anlarım da olacakları. Nidelim kardeşciğim? Belki de bir köşede işimi bitirirler! Ama bunların hepsi ne de olsa ihtimâl. Ben, son kerteye
kadar seni düşünüp avunacağım. Belki de şarkı söylerim! Bu sefer çok kuvvetliyim. Sade kuvvetli değil, kafaca ve yürekçe korkunç zenginim de. Seni tanımak, ne yalçın bir kadermiş! Hiç değilse bu sefer hayatımı mânasız bulmayacağım. Tabii en güzeli umudu kesmemektir. Sağ kalırsam, görecek günler var Leylâ. Asıl yaşanmağa değer, ağrısız, riyâsız, harikulâde günler. “Ağrısız” dedim, bu benim kendim için bir hayli güç ama ne ziyanı var? Bir benim ağrımın ne önemi olabilir ki.