Bu odanın penceresi yok ama sabah olurken elektriği kapatırız, bakarsın ki bir mavilik dolmuş içeri, deniz dibi gibi. Sanki duvarlardan süzülüp girmiştir gün mavisi. İçimizi de kaplar bakarsın. Beklemeli maviliği.
Nefret ettiğin şu insanlardan daha baskın çıkmışın kendine karşı. Onların yapamayacağı kötülüğü yapmışın kendine. Sevginin kökünü kazımışın içinde, rahimlerini kazıta kazıta çocuk doğuramayacak duruma gelen kadınlar gibi olmuşun. Sade yalnızlığın için çalışmışın, büyük duvarlar örmüşün çevrene, ama sonra bir de bakmışın ki duvarların içinde kimse yok.