Olimpiyat oyunlarında kazananlar, etkinliklere katılmış olsalardı daha hızlı koşabilecek olanlar arasından değil, yarışmaya katılanlar arasından seçilir. Benzer şekilde, yalnızca “eyleyenler” yaşam ödülünü kazanır. Yaşam ödülü de gerçek mutluluktur.
Mizah, benim durumumdaki biri için tehlikeli bir çare. Gülünç durumlarda düşünüyorum önce kendimi; acıklı maceramı bir an için unutuyorum ve sonra bütün buhran bütün ağırlığı ile üstüme çöküyor. Hazırlıksız yakalanıyorum.
Bu deftere anlamsız sözler yazmak istiyorum artık. Aklımı kullanmaktan ve anlaşılmaya çalışmaktan bıktım. Hiçbir zaman da anlamlı olmayı becerebildiğimi sanmıyorum.
Günseli, durmadan bana bakıyordu. Beni seviyordu. Her şey iyi gitsin istiyordu. Ben de istiyordum. Gücüm kalmamış. İstediğimi, istemem gerektiğini düşünmeğe çalışıyordum ancak. İstemiyordum. Ben dalgın bakışlarla, gürültülerin arasında kendime bir yol açıp, ne pahasına olursa olsun kapıya ulaşmaya çabalıyordum. İsteklerimiz uyuşmuyordu: çünkü ben kendi derdime düşmüştüm. Çünkü ben her ne pahasına olursa olsun kendimi korumak istiyordum. Hayvan gibi olmuştum. Tek yönlü bir sevgiydi aramızdaki. Çünkü ben, bir an sonra ne olacağımı bilmiyordum. Bir an sonraya ulaşabileceğime güvenmiyordum. Sürekli bir panik içindeydim.