İyi akşamlar arkadaşlar. Kitap tavsiyesi istiyorum. Ama kafamı dağıtacak, yormayacak bir kitap olsun. Vıcık vıcık aşk hikayeleri ve öcülü böcülü fantastik kitaplar dışında her tür olabilir.
İncelemeye başlamadan evvel şunu söylemek istiyorum;kitabı bir çoğunun beğendiği kadar beğenmedim.Bestseller'lerde sürekli görmekten midemin bulandığı bir kitaptı.Ondan da ziyade Swarm gibi saçmasapan yerbildirim sitelerinde kahvenin yanında edebiyat katillerinin elinde görmek kitabı daha okumadan beni önyargı sahibi yaptı.Yine de değerli bir yapıt olduğuna emin olduğum için okumaya karar verdim.
Roman olay olarak çok fazla orjinal değil.Bana rus edebiyatındaki acımtrak hikayeleri hatırlattı.Önsözde de bahsedildiği gibi Sabahattin Ali toplumcu olarak bilinir ve bireyci çalışmalar yapmadığı için bu yönü eksik görülür.Fakat Kürk Mantolu Madonna ile dönem edebiyat dünyasına iyi bir cevap verir.Buraya kadar eyvallah.Ama devamında insanın hayatını değiştiren,ufkunu açan,dumur eden ve ya entellektüel hazların tadına vardıran bir eser yok.Yani abartıldığı kadar yok.Hikaye sarsıcı,hüzünlendirici ama sadece o kadar.Hatta Madonna'nın kendinden ilk kez bahsettiği 96. sayfada,Don Quijote'daki Marcela'nın konuşmasının,daha doğrusu nutkunun aynısını görmek Sabahattin Ali'yi gözümde taklitçi bir yazar yapmaya yetti.Ayrıca olaylardaki karakter analizleri kesinlikle her yazarın aşağı yukarı yaptığı tahlillerle birebir aynıydı.Kitapta tek beğendiğim yön olay anlatımındaki akıcılık ve zihni tırmalayacak,okumayı yavaşlatacak herhangi bir öğe barındırmaması.Yer-zaman ve mekan üçlemesinin ustaca uygulanması.Bir de olayın iyi dramatize edilmesi.Tahminimce Sabahattin Ali bu eseri piyese göre uyarlayıp bizlere sunsaydı daha iyi olurdu.Yine de okuduğum için pişman değilim en azından sıkılmadım ve arkaik kelimeleri sık sık görmek beni memnun etti.
Eğer bu kitabın hayran kitlesini kırdıysam affınıza sığınıyorum.Şimdilik düşüncelerim bunlar.Okuyan herkese teşekkür ederim...
En değersiz gurur, milli gururdur. Bu, onunla gurur duyandaki bireysel özelliklerin yoksunluğunu ele verir. Çünkü insan neden milyonlarca insanlarla paylaştığı bir özelliğe tutunma gereği duyabilir ki başka türlü? Dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilecektir. Ama dünyada gurur duyabilecek hiçbir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar.
Banka hesabınızda 86.400 lira olduğunu düşünün.
Ve bir an bundan 10 liranızın çalındığını farkettiğinizi hayal edin.
Bu 10 lirayı geri almak için kalan 86.390 lirayı harcadığınızı düşünün.
Mantıklı mı ?
Her gün tam 86.400 saniyeniz var.
Bir daha hayatınıza bir etkisi olmayacak insanlar,
Bir daha hayatınızda yeri olmayacak kucuk olaylar
10 saniyenizi alır. Ve günün geri kalanını, haftanın,yılın hatta ömrün kalanını bu 10 saniyeyi geri kalmak için harcar durursunuz ?
Mantıklı mı ?
Unutmayın.
Bu hayatta bir defa geçiyoruz.
Kendinizi özgür bırakın.
Geçmiş acılardan, insanlardan, olaylardan...
Facebook alintisidir.