Julien ilk zamanlarda içini kaplayan küçümseme duygusunda boğulacak gibi olmuştu, sonunda hepsine acımaya başladı: Arkadaşlarının çoğunun babası kış geceleri derme çatma kulübelerine döndüklerinde sıklıkla ekmek, kestane ya da patates bulamamıştı. Bu durumda onların gözünde mutlu adamın her şeyden önce akşamları şöyle güzel bir yemek yiyebilen, sonra da sırtına iyi bir giysi geçirebilen kişi olmasında şaşılacak ne olabilirdi! “Arkadaşlarımın niyetleri çok belli, onlar din adamlığını uzun sürecek bir mutluluk olarak görüyorlar: Akşamları güzel bir yemek yiyebilmek ve kışın sıcak giysilerle dolaşabilmek.”
Sayfa 222 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Yalnız budala biri başkalarına kızar," dedi içinden; "Taş ağır olduğu için düşer. Hep böyle çocuk mu kalacağım? Bu insanlara ancak paraları kadar pay verme alışkanlığını ne zaman kazanacağım? Hem onlar tarafından sayılmak, hem kendime saygı göstermek istiyorsam, onlara zenginlikleriyle yalnızca yoksulluğumun pazarlığa girdiğini, yüreğiminse saygısızlıklarından fersah fersah uzakta, o küçük aşağılama ya da kayırma gösterileriyle erişemeyecekleri yüksek bir yerde durduğunu göstermeliyim."
Sayfa 84 - Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu