Babama karşı hissettiğim sevgi katıksız çekim gücüyle beni içine hapsetmekle tehdit ediyordu. Onu sadece sevmedim, onu putlaştırdım. Bazen ikimiz dünyanın geri kalanından sakladığımız bir sırrı paylaşıyormuşuz gibi gelirdi. Örneğin, sık sık öğretmenlerimin bana ne öğrettiklerini sorardı, dikkatle dinler ve sonra, "Neden?" derdi. Din, ahlak ya da erdem konusunda ne zaman bir soru sorsa, ezberden cevaplarsam ya da papağan gibi tekrarlarsam bunu bilebilir ve, "Peki, bana sadece yaşlı Bay Fayling'in düşüncelerini anlattın" ya da "Yüzyıllar önce yaşayan bir yazarın düşüncelerini biliyoruz. Ama burası ne diyor Haytham?" diyerek elini göğsüme koyardı.
Şimdi ne yaptığını anlıyorum. Yaşlı Bay Fayling bana gerçekleri ve mutlak gerçekleri öğretiyordu, babam ise onları sorgulamamı istiyordu. Yaşlı Bay Fayling'in bana vermiş olduğu bu bilginin kökeni neydi? Kim yorumladı ve neden bu adama güvenmeliyim?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın!
Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla!
Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde!
Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum!
Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda!
Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında!
Hiç bilmiyorum!