Dünya’da hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır.
Yine bir Cengiz Aytmatov klasiği. Yine bir doğanın, içtenliğin en güzel anlatımı. O dönemin kısa bir kesitini en güzel şekilde doğayla bütünleşip kültürünü hayal dünyanıza katarak anlatılışı...