Aşk kitaplarını pek sevmem. Bu kitabın sadece kurgusunu sevdim. Kitapta Aslı'yı güçlü ve bağımsız kadın imajına, Murat'ı ise ana kuzusu, çılgın aşık, söyleneni yapan, bastırılmış erkek imajına sokması bana iğreti geldi. Oysa toplumsal gerçekliğimizde böyle değil. Feminist bir bakış açısıyla yazıldığını düşünüyorum. Duygularla değil de mantıkla yorum yapacak olursam kitabın hiçbir yerinde kendimi bulamadım.
Tuna KİREMİTÇİ'yi yıllar önce gitar eşliğinde ''hayallerin neydi baba'' şarkısını seslendirirken duymuştum. Araştırmıştım birde yazarlık yapıyormuş. Git kendini çok sevdirmeden kitabını ondan sonra okudum. Yalın, kurgusuz dili, merak uyandırmaması birde üstüne ucuz bir aşk romanı olması bana hitap etmemişti.