Kişinin rüşde erişmesi, sorumluluk alabilecek kişilik kazanması on iki, on üç yaşından itibaren bir beklenti oluşturuyor ve bu beklentinin zeminini bir dönemin iktisadi zihniyeti belirliyor. Söz konusu zihniyet, kapitaliz-min meşhur ilkesi olan "bırakınız yapsınlar" (Laisses-faire) mottosu yerine "bırakmayınız, yapmasınlar" ilkesi üzerine kurulmuş bir dün-yadır. Hedef olarak harcamalarında ergence veya sefihçe değil akıllıca davranmayı esas alır. Çünkü bu zihniyetin ahlakı bunu gerektiriyor. Klasik dönemde iktisat, ahlakın bir cüzüdür. Ahlak kitaplarında "Ilmu Tedbîrü'l-Menzil" ve "İlmu Tedbîrü'l-Medine" başlıkları altında kişinin hanesinde ve yaşadığı beldede iktisadın kaidelerine uygun bir düzen sürmesi için gereken davranışlar anlatılır. Dolayısıyla iktisat, birey, hane ve şehir arasındaki dengeyi korumanın ilmi olarak öne çı-kıyor. Reşid olmak, bu yüzden kişinin hanesinden başlayarak yaşadığı beldeye uyum sağlayabilecek ölçülü bir hayata sahip olması anlamına geliyor.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Olgunlaşmamış her Eros, bir cennet kurucusudur. Bir kızı alıp götürmek ve ona ebediyen mutluluk yaşayacağını caat etmek ergence bir tutumdur. Bu sır küpü aşamasındaki Eros'tur; cenneti ister ama sorumluluk istemez, bilinçli bir ilişki istemez. Her erkekte bundan bir parça vardır.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şu an belki de insanlık gecikmiş, ergence bir her-şeyi-parçala-gitsin sürecinde, bir kendine zarar verme ve nihilizm evresinde, çünkü hayata gelmeyi biz istemedik, koruyup kollamak zorunda olduğumuz bir gezegende yaşamayı biz istemedik, böyle tam anlamıyla, haksızca ve kasvetli bir biçimde yapayalnız kalmayı biz istemedik.
Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Şu an belki de insanlık gecikmiş, ergence bir her-şeyi-parçala-gitsin sürecinde, bir kendine zarar verme ve nihilizm evresinde, çünkü hayata gelmeyi biz istemedik, koruyup kollamak zorunda olduğumuz bir gezegende yaşamayı biz istemedik, böyle tam anlamıyla, haksızca ve kasvetli bir biçimde yapayalnız kalmayı biz istemedik.
Sayfa 38·Kitabı okudu
"Aşk", görsel, duyusal, tensel ve hatta kokusal dürtülerden beslenen bir duygudur ve beslendikçe hırçınlaşır. Hırçınlaştıkça saldırganlaşır. Saldırganlaştıkça tüm diğer duyguların üzerine çıkarak galip gelmek için heybetlenerek büyür. Cinsiyet, yaş, kültürel farklılıklar hatta zeka seviyesi ayırt etmeksizin, aşk tüm bedenlerde oluşum sahasında ergence bir tavır sergiler. K. H. K. Kaçan Hep Kovalanır.
Alıntı
" Doğrusunu isterseniz ergence heveslerim hiç olmadı. Niye bu tarz heveslere kapılmadım diye bende çok düşündüm..."
Alıntı