#okudumbitti
Öyle Miymiş/Şule Gürbüz
Gerçi insan da dünya istenildiği gibi bir yer olmadığı için yaşayabiliyor,kendine böylece fazla kusur yüklemeden yaşayabiliyor. Daha kötüsü olsa insan kendini mi sever? İnsan zaten kendini sever. Kim onu bu sevgiden vazgeçirmeye çalıştıysa sevilmeyen o oldu,insan kendini sever ve bunu sabitler.
Öncelikle merhaba,olaya orta yerinden giriyorum hemen hiç durmaya halim yok. Okuduğum ilk Şule Gürbüz kitabı. Ve çok net söylüyorum ki siz böyle bir hataya düşmeyin ve Şule Gürbüz’den okuduğunuz ilk kitap Öyle Miymiş olmasın. Kalemini çok merak ettiğim ve alıntılarına bayıldığım bir yazardı. O yüzden Öyle Miymiş benim için biraz hayal kırıklığıydı çünkü ben Şule Gürbüz’ün bu kısmını pek fazla bilmiyordum. Biraz daha şiirimsi tarafını görmüşüm hep sanırsam. Öyle Miymiş okunup da hemen hazmedilebilecek bir kitap değil. Belki de aranızdan bazıları aylarca süründürecek elinde. Kenara koyup dinlenip sonra bir kısım daha okumaya dönecek gibi gibi. Bu tarz hareketlerle okuyanlar olmuş ama hiç bana göre değil. Bir sorgulama,bir arayış ve belki de bir kayboluş okuyoruz. Kitap 4 bölümden oluşuyor ve Öyle Miymiş kısmı size ‘yeter’ çığlıkları attırabilir. Yorulmadığınızı,beyninizin ağırmadığını hissettmeniz benim için imkansıza yakın. Belki bir yerden sonra bitsin diye boş gözlerle sayfları bile çevirebilirsiniz. Ama sorular sizi hiç bırakmıyor maalesefNe kadar çevirirseniz çevirin yazarın hiç umrunda değil yani Bazı soruların cevabı var,bazılarının yok,bazılarını var zannediyoruz gibi bir dünya şey. Din,diğer dünya,dünya,felsefe,yaşamak,yaşayamamak,insanlar,kitaplar,yazmak..Ezan çiçekleri,mercan köşkler bal petekleri. Turnalar,arı kuşları,sabunotları. Çobankaldıranlar,erguvaniler,ah o kuşlar,kuşlar.
Ağzınız açık okuyacağınız sevip sevmediğinize karar