Puan vermedi·322 syf.··
2022 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2022 13:25
"Önlüklü Krallar Zırhlı Kullar", Üniversitede akademisyen olarak tarih üzerine araştırmalar yapan Acar Gürışık'ın, Adnan Menderes'in Londra yakınlarında düşen uçağı ile araştırmalar yaparken Mehmet Can ile tanışması ile başlayan olaylar zinciri içerisinde Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyetine kadar resmi ideolojinin tarihi sorgulamasının yapıldığı bir roman. Kimi sayfalarda Tayfun Er'in "Erguvaniler"ini (Erguvaniler )okuyorum diye hissettim. Yakın tarihimize ilgi duyan bir çoğumuzun bildiği olay ve kişilerin arka plan bağlantılarını, yazarın "kitapta bahsedilen çoğu tarihi olaylar gerçek olup, kişiler ve olaylar tamamen kurgudur" ifadesiyle anlatılan roman, toplumsal hafızamızın canlı tutulması ve daha derin bilgi edinmek isteyenlere ışık tutması açısından faydalı olacaktır. Yakın tarihimizin gizemli bağlantıları hakkında henüz bilgi sahibi olmayanlar için bilindik genel doğruların ters yüz edildiği satırların şok etkisi yapacağı da bir gerçek. Romanın edebi bir kaygısı yok ve sorulara verilen net cevaplar da yok. Böylesi iddiaların bulunduğu bir kitapta en azından bilgileri doğrulayıcı kaynakların da olmasını bekliyor insan ancak bunu yapmaya çalışan araştırmacıların yaşadığı sonu, Uğur Mumcu örneğinde olduğu gibi, hatırlayınca söyleyecek söz kalmıyor. Kitabın 317. sayfasında yer alan alıntı ile incelememi bitirmek istiyorum. " ister Devlet-i Ebed Müddet ister Derin Devlet ister İttihatçılar ister Gayri Türk olanlar sonuçta devletin içinde bir kavga hep vardı ve hep olacaktı. Kazanan hiçbir zaman beşer yani halk olmayacaktı. Her yeni güne merhaba diye başlanıldığında; korkulacak, nefret edilecek, az da olsa sevilecek, ırkçı, kafatasçı, belki sosyal demokrat belki ayrılıkçı belki ortanın solu belki komünist belki kökten dinci daha iyisi tarikatçı, orospu, pezevenk, katil,
İnceleme
Önlüklü Krallar Zırhlı KullarMelis Kutlu · Dorlion Yayınevi · 01 okunma
Erguvaniler
9/10
·355 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 20:15
Tarihin derinliklerinden günümüze kadar devlet idaresinde bulunmuş kişilerden siyasetçi,asker,yazar, sanatçı,bürokrat,gazeteci hatta eğlence dünyasının isimlerinin birbirleriyle olan bağlarını ve ilişki sarmallarını detaylarıyla ortaya koymuş.Okurken yok artık diyeceğiniz isimler olacak.Romada seçkinlerin rengi olan erguvan rengini de seçkinler sınıfının mensupları ile bağdaştırarak kitabın adı olarak belirlediğini ilk sayfalarda belirtmiş.Kitabı bitirdiğinizde tesadüf diye birşey olmadığını göreceksiniz herkes erguvaniler kadar şanslı değil.Tayfun Er büyük emek sarfetmiş.
ErguvanilerTayfun Er · Duvar Yayınları · 201249 okunma
Reklam
Puan vermedi·355 syf.··
2021 4. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 18:24
Kitabın yeni baskısı olmadığı gibi epub olarak da bulamayınca pdf olarak okumak zorunda kaldım. Kitap konusunun gereği ve pdf okumanın benim için zorluğu, kitabı okuyup bitirme süremin uzamasına sebep oldu. Tayfun Er, zorlu bir yola çıkmış ve neredeyse Lâle devrinden başlayarak günümüze kadar uzanan, sanat, edebiyat, sermaye ve siyaset çevrelerinde ülkemizi (Osmanlı devleti ve Türkiye Cumhuriyeti) görünmez bir ağ gibi her yanından sarmış bulunan aristokrasiyi (erguvaniler) yazmış. Okurken "yok artık" diyerek kendi kendime konuştuğum anlar oldu, burada bazılarını başlangıçta paylaştım ancak daha sonra alıntı paylaşmaktan vazgeçtim. Akrabalık ilişkilerini anlatmak kadar anlamak da zor...buna rağmen bu konuya ilgi duyan okurlara, okumalarını tavsiye ediyorum. Hiç bir şey göründüğü gibi değildir biliyordum ama Erguvaniler ayrıbir dünya....
1000Kitap
ErguvanilerTayfun Er · Duvar Yayınları · 201249 okunma
8/10
·198 syf.··
2020 245. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2020 00:05
#okudumbitti Öyle Miymiş/Şule Gürbüz Gerçi insan da dünya istenildiği gibi bir yer olmadığı için yaşayabiliyor,kendine böylece fazla kusur yüklemeden yaşayabiliyor. Daha kötüsü olsa insan kendini mi sever? İnsan zaten kendini sever. Kim onu bu sevgiden vazgeçirmeye çalıştıysa sevilmeyen o oldu,insan kendini sever ve bunu sabitler. Öncelikle merhaba,olaya orta yerinden giriyorum hemen hiç durmaya halim yok. Okuduğum ilk Şule Gürbüz kitabı. Ve çok net söylüyorum ki siz böyle bir hataya düşmeyin ve Şule Gürbüz’den okuduğunuz ilk kitap Öyle Miymiş olmasın. Kalemini çok merak ettiğim ve alıntılarına bayıldığım bir yazardı. O yüzden Öyle Miymiş benim için biraz hayal kırıklığıydı çünkü ben Şule Gürbüz’ün bu kısmını pek fazla bilmiyordum. Biraz daha şiirimsi tarafını görmüşüm hep sanırsam. Öyle Miymiş okunup da hemen hazmedilebilecek bir kitap değil. Belki de aranızdan bazıları aylarca süründürecek elinde. Kenara koyup dinlenip sonra bir kısım daha okumaya dönecek gibi gibi. Bu tarz hareketlerle okuyanlar olmuş ama hiç bana göre değil. Bir sorgulama,bir arayış ve belki de bir kayboluş okuyoruz. Kitap 4 bölümden oluşuyor ve Öyle Miymiş kısmı size ‘yeter’ çığlıkları attırabilir. Yorulmadığınızı,beyninizin ağırmadığını hissettmeniz benim için imkansıza yakın. Belki bir yerden sonra bitsin diye boş gözlerle sayfları bile çevirebilirsiniz. Ama sorular sizi hiç bırakmıyor maalesefNe kadar çevirirseniz çevirin yazarın hiç umrunda değil yani Bazı soruların cevabı var,bazılarının yok,bazılarını var zannediyoruz gibi bir dünya şey. Din,diğer dünya,dünya,felsefe,yaşamak,yaşayamamak,insanlar,kitaplar,yazmak..Ezan çiçekleri,mercan köşkler bal petekleri. Turnalar,arı kuşları,sabunotları. Çobankaldıranlar,erguvaniler,ah o kuşlar,kuşlar. Ağzınız açık okuyacağınız sevip sevmediğinize karar
Öyle miymiş?Şule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20162,048 okunma
8/10
·198 syf.··
2018 468. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2018 00:15
Ilk kez Şule Gürbüz okumaya başladığımda neden bu kadar geç kaldım ki diye sordum kendime. Coşkuyla Ölmek kitabıyla başladığım yolculuk diğerleriyle devam etti. Zaten bir kere sevdiyseniz bir yazarı, dilini anlattıklarını bırakmak mümkün değil. Okuyup sanki büyülenmiş gibi uzun süre etkisinden çıkamadığım iki kitap Coşkuyla Ölmek ve Zamanın Farkında. Bu etkiyi kelimelerle ifade etmeye çalışmak çok zor. Okuyun dedim herkese Şule Gürbüz okuyun. Öyle Miymiş kitabını da bir hevesle aldım elime ve nerdeyse bir aydır elimdeydi. Bu öyle kolay kolay okunup bir kenara bırakılıp bu da çok iyi olmuş denecek bir kitap değil zira. Bir sorgulama,bir arayış ve bir kayboluş kitabı diyebiliriz belki. Özellikle Öyle Miymiş bölümü size bir cinnet yaşatabilir Yeteeeer diye çığlık atmak isteyebilirsiniz. Yorulmadan beyninizin ruhunuzun ağrıdığını hissetmeden kendinizi parçalara ayırmadan okumak imkansız gibi. Bir süre sonra artık bitsin diye cümlelere boş boş bakarak çevirebilirsiniz sayfaları. Ama aklınızın bir tarafında hep bir soruyla. Ben son bölüme kadar gelip uzun sayılabilecek bir ara verdim. Son bölümü daha rahat okudum diyebilirim. Ara verilerek okunduğunda daha içe sinecek bir kitap. Kesinlikle dönüp dönüp tekrar okuyup üzerine tekrar düşünmek isteyeceğiniz mükemmel sorularla dolu. Bazılarının cevabı yok bazılarının var bazılarının cevabı sizde saklı. Din, dünya, diğer dünya, felsefe, kitaplar, yaşamak, yaşayamamak, insan. Ezan çiçekleri, mercan köşkler, bal petekleri Turnalar,arı kuşları, sabunotları Çobankaldıranlar, erguvâniler, ah o kuşlar, kuşlar.
Edebiyat
Öyle miymiş?Şule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20162,048 okunma