📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir parmağını kirpiklerimde hissettiğimde sadece onu soluyordum."Mumu bağrına bastığı ip eritir derler."dokunuşu usulca aşağı kaydı ve tüyü hafifliğinde de olsa dudaklarıma dokundu."Göğüs kafesi mi yine kül edecek gibisin."
(...) Ayrı kavimler arasında en sağlam yapıştırıcı, din, karartılır ve devlet müeyyidesi de çöküp giderse hâl böyle olur ve Kürtler bir tarafa, vatan haritasında şîve farkı belirten her paftanın nasıl olup da ayrı bir bayrak çekmeye davranmadığı bile hayretle karşılanabilir. [...] Netice şudur ki, dini bir köşeye iterek “ben Türküm!” diyen, Kürd’e de “ben Kürdüm!” demek hakkını vermiş olur ve onu içinde barındırabilecek devlet, tâkatini kaybedince işte böyle bir erime (inhilâl) başlar. [...] İşte 10 yılda 15 milyon insan yarattığını teraneleştiren devrimlerin son toplam çizgisi!..
Nerede refah, saraylar ve hizmetçiler varsa, orada çözülme ve erime vardır. Yine orada aristokratların elbisesine bürünmüş, hoş karşılanan bir ahlaksızlık vardır.
Evet, her şey eridi: oyuncaklar, arabalar ve makineler; ama en rahatsız edici erime et ve kanla geldi. İnsanların etten ve kandan benliklerine dair yerleşik ve oturmuş fikirleri bir anda yok olup gitti. Bu da çok zorlayıcı bir soruyu gündeme getiriyordu: İnsanlara hızla yok oluyormuş gibi hissettiren, hayaletlerden başka bir şeye benzemeyecek kadar soyut hale geldiklerini hissettiren şey neydi?