- Üşüyeceksen ya Ankara'da, ya da vapurun üst katında üşüyeceksin derim hep.
- Vaaay, Ankara demek. Orada okumuştum ben de bir süre.
- Ankara'da ya okunur, ya da âşık olunur zaten.
“Gözümde tüten ne şehirler, ne insanlar, ne de kırlar ve ormanlardı. Açık denizleri, etrafında duvar olmayan, uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor.”
seninle ilgili hiçbir şeye üzülmedim
her şeye çocukluk deyip geçtim
bir şekilde aptal olduğumu düşündüm
üzülmek için çok nedenim olsa da üzülmemek için hep daha mantıklı nedenlerim oldu
sadece bir şeye
bir şeye çok üzüldüm
hep hayal ettiğim ama yanımda göremediğim sen
bir gün yanımdaydın
bir kış günü bir barda
tam karşımda oturuyordun
seninle beraber bira içmeyi çok konuşurduk sanırım rüyamda o yüzden bira içiyorduk
uyandığım da en çok buna üzüldüm
beni ne kadar üzdüğünü söylesem de
sen aslında beni ilk defa o sabah uyandığımda üzebilmiştin
ben sana dokunmak, seni öpmek hatta gözlerine bakmak nedir onu bile bilmiyordum
ben seni bilmiyordum
ve sen beni koskoca bir hayal yığınıyla yaşamak zorunda bırakmıştın
bugün bunu yazıyorum çünkü ergenliğimin başkahramanları arasındasın
artık senin hakkında hatırladığım şeyler bana hiçbir şey hissettirmiyor
sen sadece çok tanımak istediğim tanıdık bir yabancı gibisin
hiç öyle ol istemedim ama sen hep öyle olmayı istedin
artık seni başka bir hayatta da tanımak istemem çünkü bilirim ki sen kendinden başka kimseyi ne düşünür ne de seversin
"evrenin bir planı vardır çocuklar ve o plan hep hareket halindedir. bir kelebek kanatlarını çırpar ve yağmur yağmaya başlar. korkutucu bir düşünce olsa da aynı zamanda harikadır da. makinenin tüm o küçük parçaları siz tam olarak olmanız gereken yerde, tam olarak olmanız gereken zamanda bulunun diye sürekli çalışır.
doğru yerde, doğru zamanda.”
how i met your mother | mayıs, 2009
Bir aşkı yaşamak,
bir aşkın bilinmesinden bambaşka değil miydi
Ve bu ikisini ayıran duman,
yani bir aşkı bizim yapan
Bu dumanların hepsi gibi varsın şimdi de
Acele etme, yoksun belki
Ben her şeyin bir bir yok olmasına
o kadar alıştım ki
Ve her şeyin bir bir varolmasına
o kadar alışacağım ki
Bilirsin neler için çarpmıyor bir yürek.