Esra Tanış

Esra Tanış
@es_tanis
Bırak artık çocuk. Kolay olması gereken şeyler için büyük engeller yaratıyorsun.
Kendi kendisiyle baş başa kalmanın ne demek olduğunu biliyordum. İçi bomboştur insanın. Onca şikayet ettiği o ilişkilerin bileşiminde, o ilişkilerden başka bir şey değil onu yaratan. Her şeyden önce bütün bütüne ayrı düşünce, giderek boşalır o iç. Onca zengin görünen iç dünyasının, ne kadar hızlı fakirleştiğini, boşaldığını şaşkınlıkla izler insan.
Reklam
Bir şeyin aslını aramanın yüzde doksanı bulamamaktır. Bulmak da bu yüzde onu kimseye anlatamamaktır. Aramayı önemseyenler de var. Ama onların da derdi nedir, ben anlamıyorum. Hatta anlamaya çalışırken şöyle bir gönlüm kabarıyor da gerisin geri dönüveriyorum. Bir şeye yeltenmek, hatta yapmak benim nazarımda onu önemsememek, bir şeye tutmamaktır.
Köyde çilek ve dedikodu üretilir. Çilek her yıl bol ürün vermez. Ama dedikodu? Ne aşırı yağmurdan ne de kuraklıktan çekincesi var. Her yıl bol ürün verir.
Hem, onu sevdiğimi söylüyorum: Sevgi, bazen bir çekişme, bir hırlaşma, bir güçlülük yarışması olsa da, temelde, ancak eşitler arasında kurulabilecek bir ilişki değil mi - sevdiğine egemen olmaya çalışan, onda sevdiği şeyi - onun, o olmasını - çelmiyor mudur ?
Diktatörlük, ister burjuvazinin, ister proletaryanın diktatörlüğü olsun, bireyin her türlü özgürlüğünü kısıtlar. Diktatörlük altında demokrasiden, özgürlükten söz edemezsin. Sosyalizmi dikta altında bir sanayileşme, ekonomik büyüme, kalkınma projesine dönüştürdünüz mü sosyalist ütopyadan geriye çöküş ve büyük hayallerin yıkılmasından başka ne kalır !
Reklam