Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.
Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!
Ve ne olursa olsun, kurtulduğun bir batıl inancın arkasından esef duymak ne korkakça bir harekettir - gerçek olmadığını iliklerinde hissettiğin bir şeye inanmayı istemek!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.
Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!”
Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.
Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!
Müziğine karşı genel tutumunda Brahms, klasik örneklerden pek çok şeyin Romantizm'le yitirilmiş olduğunu sezmekteydi. Bu yitirilmişlik duygusu, kendisini Neo-Klasik bir anlayışta güçlendirmiştir. Geri getirilemeyen bir geçmişin hüznü, alaysız, istihzasız bir ikircillik ve seçicilik yansır Brahms'm müziğine. Yitirilmiş olana duyulan bu esef ve burukluk, Brahms’ ın duygu derinliğiyle o denli yoğunlaşmıştır ki, klasik geleneğe öykünen başka hiçbir besteci bu yoğunluğa erişememiştir.
Denebilir ki Brahms, bu eseften ve geç doğmuş olmaktan kaynaklanan bir müziği bestelemiş ve kendisinden sonraki yapıtlarda klasik müziğe yapılan göndermeler, ancak, alay, ironi yoluyla gerçekleşebilmiştir
Sayfa 401 - MÜZİK ANSİKLOPEDİSİ YAYINLARI, Üçüncü basım, 1997·Kitabı okudu