"Kim bir mecliste oturur ve orada bir sürü faydasız ve mânasız sözlerle vakit öldürür de, o meclisten kalkmadan önce: 'Sübhâneke Allâhümme ve bi-hamdike. Eşhedü en lâ ilâhe illâ ente. Estağfiruke ve etûbü ileyke: Allahım! Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ve hamdinle tesbih ederim. Senden başka bir ilâh olmadığını kesinlikle belirtirim. Senden bağışlanmamı diler ve Sana tövbe ederim' derse, o mecliste yapmış olduğu hataları bağışlanır." (Tirmizî, Daavât 39).
Sayfa 1187 - İfav·Kitabı okuyor
Ezan, işte bu rengarenk ama tek ahenk tevhid korosuna, insanı assolist olarak çağırır. İnsan, cümle âlemin şahidi olur ve cümle âlemi de kendi şahitliğine şahit tutarak, Eşhedü en la ilahe illallah der. "Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur!" Allah ise bu en şerefli kulu ve en mümtaz yaratılışlı muhatabı için, gökyüzünü kandillerle süsler, yeryüzüne her sene, bahar hediyelerinden ilmek ilmek dokuduğu yepyeni bir seccade serer...
Sayfa 31·Kitabı okudu
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İmâm Zeyne’l-Âbidîn Hutbeden yezid (lanetullahi aleyh) sesleniyor
"Eşhedü en lâ-ilâhe" çün didi Sonra "illallah" ile hatm eyledi 'Alî ibn-i Hüseyn dir ki "sadak" Kim şehadet doğrılara gele Hak "Eşhedü enne Muhammed çün didi Seyyid anda katı feryâd eyledi Aldı başından 'imâmesin revân Atdı müezzin önine ol zemân Yâ müezzin dir Muhammed hürmeti Sabır kıl bir dem okuma kâmeti Döndi eydür ey Yezîd-i nâ-safâ İşbu dem adın okursın Mustafâ Ol benim dedem midür yâhud senün Doğrısını söyle var ise canun Ger benim dedem-durur ol diyesin Halk arasında yalan söyleyesin Ger Hüseyn'ün dedesidür diyesin Niçün anı zulm-ile öldüresin Ümmetem diyü şehadet idesin Hem adına sen salavât viresin
Sayfa 458
Din
Ah, o namaz vakitleri! Yeryüzünü mescide çeviren anlar… Ve ezan okuyor Hz.Bilal. “Allahu ekber, Allahu ekber!” dediği anda bütün taşları oynuyor yeryüzünün. “Allahu ekber, Allahu ekber” dediği anda bütün taşlar yerine oturuyor. "Eşhedu en la ilahe illallah" dediğinde bütün güçlüler zayıf oluyor. "Eşhedu en la ilahe illallah" dediğinde bütün zayıflar kuvvetli oluyor.
Sayfa 178
Miraç
İşte Cenâb-ı Fahr-i Ålem, bu makamdan geçip cihetsiz âlemde tecelli ederek Zât-ı Ehadiyyet Cenâb-ı Ahmediyyete feth edilerek bir selâmlaşma olmuştur. Tecelliyyât-ı cemâl-i İlâhînin karşısında Cenâb-ı Fahr-i Âlem, derhal (Ettehıyyâtü lillâhi vessalâvâtü vettayyibât) ya'ni: «Tehiyyât ve salâvât, tayyibât, hürmet ü ibâdât; Allah'ın zât-ı ulûhiyyetine mahsusdur» diyerek selâm verince, Vâcib Teâlâ Hazretleri: (Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi ve berekâtühû): «Ey zâtımdan zâtıma tecellî etdiğimde zuhûr eden, zulmetin mukabili olmayan nûrü'l-envâr Peygamber-i Zi-şânım! Allah'ın rahmeti, âtıfeti, selâmeti senin üzerine olsun» diye mukabele-i selâmda bulundular. O; ümmetinin şefi'i olan, ednâyı a'lâ yapan, düşmanına dahi merhamet elini uzatan ve âlemlere rahmet bulunan Nebiyy-i muazzam hemen: (Esselâmü aleynâ ve alâ ıbâdillâhissâlihıyn) diyerek selâm-ı ilâhîyi kabûl etdi ve ibâd-ı sâlihıyn (sâlih kullar)'i de içeriye sokdu, hissedâr etdi. Allahü Teâlâ Hazretleri: «Habîbim, buraya ne bir melek-i mukarreb ve ne de bir nebiyy-i mürsel giremezdi. Sen sevdiklerini de sokdun. Biz de kabûl etdik. Sen râzı oluncaya kadar sana her şey'i i'tâ edeceğim (vereceğim)» buyurdu. Bu tecellî karşısında Cibrîl : (Eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve resûlühû): «Ma'bûdün bilhak olan Allah'a, Ondan gayrı ilâh olmadığına ve O'nun abd-i hâssı, resûlü bulunan Muhammed'e şehadet ederim» diye mukabele etmişdir. Cenâb-ı Fahr-i Âlem bu makamda sessiz, sözsüz, bizsiz, sizsiz doksan bin kelimât konuştu. Ve Hak'dan bize müjdeler getirerek hâne-i Ümmühânî'ye teşrîf etdiler.
Sayfa 464 - Yaylacık Matbaası 1984 Baskısı·Kitabı okuyor
"Al" dedi, bu defter senin. Burada eşhedü cümlesinin yarısı var, diğer yarısı da bende. Döndüğün zaman sende kalan yarısını bende kalan yarısıyla birleştireceğim. Kaybetme sakın."
Sayfa 197 - Timaş·Kitabı okuyor
Alıntı