• Dünyanın en eski medeniyetine ev sahipliği yapan Ortadoğu... İnsanlığın beşiği ve Hz. İbrahim'in ayak izlerini taşıyan yurtlar... Ve Müslümanlar üzerinden süregiden savaşlar... Bir bakıma Hz. İbrahim'in mirası peşindeki evlatlarının amansız mücadelesi.. Ortadoğu'da yalnızca fikirler, inanışlar, canlar değil, tarih de bir katliamın pençesinde. Artık hakikati görenler Irak ve Suriye'de birinin kanı toprağa akarken uzaklarda kanı bitlenen birilerini, burada bir kurşun namludan fırladığında meçhul ülkelerde kabaran cüzdanları, burada annelerin ağıtları gözyaşlarına karışırken bir yerlerde gizlice kaçırılan tarihi mirası fark edebiliyorlar. Oynanan oyuna insanlığın geçmişiyle hesaplaşması deniyor ama hakikatte geleceğini belirleme potansiyeline sahip. Bu kitap yalnızca Roma, Kudüs ve İstanbul ekseninde bir casusluk romanı olarak değil, aynı zamanda Mezopotamya'nın sosyal, siyasal ve sanatsal tarihi gibi de okuyacaksınız. İskender Pala'nın her zamanki yetkin kaleminden nefes nefese bir polisiye...
  • Medeniyetin beşiği olan Mezopotamya yöresinin antik halklarından biri olan Kürtler hakkında bir çok eski tarihçi ve coğrafyacı binlerce yıl evvel yazdıkları kitaplarda bahsetmektedir
  • Çivi yazılı belgeler aracılığıyla mezopotomyada en yaygın biçimde konuşulduğu anlaşılan dillerin Sümerce ve Akadca olduğu anlaşılmaktadır.
  • Mezopotamyanın verimli topraklarında yerleşen insanların yaşam biçimi ve refah düzeyi birçok topluluğun bu bölgeye ilgi duymasına neden olmuştur.
  • SÜMERLER HAKKINDA ŞUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

    1- Temmuz ayının, Sümer çoban tanrısı Dumuzi' nin adından geldiğini...

    2- Havva adının, Eski bir mezopotamya dilinde ''yaşatan kadın'' anlamına geldiğini ve bununda kökeninin, Sümer mitolojisinde, hastalık geçiren bilgelik tanrısı Enkiyi tedavi eden 7 tanrıçadan biri olan , tanrının kaburgalarını iyileştiren tanrıça Ninti olduğunu(ninti:kaburga kadını, nin aynı zamanda hayat anlamına geliyor, ninti aynı zamanda Hayatın kadını, Can veren Kadın anlamına geliyor)

    3- Adem kelimesinin, Aramice Adamo, başka bir mezopotamya dilinde Ha-Adamo olarak geçtiğini ve Sümerce de ''Kırmızı toprak'' anlamına geldiğini...

    4- Eski Sümer de çok yaygın bir inanış olan ve İbrani dinlerinin de kökeni olan Ay tanrı kültünün, İngilizcede şu an kullanılan haftanın isimlerine etkidiğini..(Monday:Aya tapılan gün, Saturday:Saturn gezegenine tapılan gün, Sunday:Güneşe tapılan gün..)

    5- Arap yarımadasında lakabı Allah olan Ay tanrısı Sİn'in adının ''Bilgelik Kralı'' anlamına geldiğini...

    6- İslamda , Kuranın Lehv-i Mahvuz da saklandığı masalının kökeninin Sümer mitolojisi olduğunu...

    7- Kuranda geçen Adn cenneti kavramının kökeninin İran Veda inancı olduğunu....

    8- Mahşerde insanların üzerinden geçeceği anlatılan Sırat köprüsünün kökeninin İran afsaneleri olduğunu...

    9- Arkeoloji ve Tarih bilimlerinin elde ettiği günümüze kadar ki verilere göre, dünya medeniyetinin kökeninin Eski Yunan değil, Eski Yunan'ı da etkileyen Sümer kültürü olduğunu...

    10- Sümerlerdeki, tanrılar hiyerarşisinin zamanla, ilahi olduğu söylenen İslam ve Musevilikte cinlere ve meleklere dönüştüğünü....

    11- Nuh tufanının kökeninin de yine Sümer mitolojisi olduğunu...( efsaneye göre, tanrılar, insanların çoğalmasından o kadar rahatsız olurlar ki, 4 tanrı karar alıp insanları bir tufan ile öldürmeye karar verirler..Bilgelik tanrısı Enki, bunu duyunca, Şuruppak şehrinde yaşayan Utnapiştim'e duvar arkasından tufan olacağını, bir gemi yapıp içine ailesini, akrabalarını, sanatçıları, çeşitli hayvanları ve otları almasını söylüyor..Utnapiştim, gemiyi 7 günde yapar.Sonra tufan başlatılıyor, tufan o kadar güçlü oluyor ki tanrılar bile yüksek yerlere çıkıyor, sonunda 6gün 6 gece süren tufan biter ve gemi Nisir dağına oturur, Utnapiştim üç kuş gönderir.güvercin geri döner, sonra kırlangıç salar, o da geri döner, saldığı kuzgun gelmeyince inip, tanrılara adaklar adarlar...)(tarihi kayıtlara göre mezopotamya da Fırat, Dicle ve bunların birleştiği Şattu'l Arap, sayısız kere taşmış ve yerleşim yerlerini ortadan kaldırmıştır..)

    12- Yüksek yüksek Babil kulelerini BAbilliler'in , yıldızlardaki tanrılara ulaşmak için yaptıklarını...

    13- Sümer tapınaklarında, tarı namına seks yapan rahibelerin, diğerlerinden ayırılabilmeleri için başlarını örttüklerini, İ:Ö:1500 lerde bir Asur kralının,yaptığı bir kanunun 40. maddesi ile evli kadınların ve dulların da başlarını örtmelerini zorunlu kıldığını, fakat diğerlerinin örtmesi durumunda ceza alacağını...

    14- Mekkenin ilk olarak Ay tanrısı Sin'e tapınmak amacı ile yapıldığını...

    15- Kabe'nin, Tanrı Sin'e adanmış en büyük mabet olduğunu...

    16- Hilal'in Ay tanrısının simgesi olduğunu ve Hilal'in halen İslam ülkelerinin birçoğunun bayrağında yer aldığını...

    17- Ay tanrısına tapmak için Sümerlilerin, büyük Zigguratlar yaptırdıklarını, ibadet günlerini belirlemek için gök yüzünü incelerken 1 yılın 365 gün olduğunu, yılı ayın çevrimine göre aylara böldüklerini, ayın çevrimine göre aya bağlı yılın her yıl 10 gün beriye geldiğini ve bunu telafi etmek için hesaplamalar yaparken 13 sayısını uğursuz, istenmeyen olarak bulduklarını ve bu düşüncenin halen devam ettiğini....(hatta bu çağda bazı havayolu şirketlerinin 13 numaralı koltuğa yer vermediğini..)
    .....
    Kısaca Tarihin Sümerlerle başladığını ve monoteizmin kaynağının Sümer efsaneleri olduğunu.....

    biliyor muydunuz???
  • Bir gün bir yazar kendisini Gaugin' in eşsiz varoluş tablosuna bakarken bulur ve ressamin düştüğü üç kisa sorudan yola çıkarak bütün bir insanlık tarihini küçük bir kitaba sığdırma cüretini kalkışır.

    " Neyiz ? Nereden geliyoruz ? Nereye gidiyoruz ? " Hintkeneverinden yapılmış bir kumaş üzerine çizilmiş bir resim ve kısacık üç soru...

    Daha önce "John Zerzan' in Gelecekteki İlkel" kitabını okumuş biri olarak bu kitap bana biraz özetin özeti gibi geldi. İnsanın evrimsel açıdan yakin ve uzak akrabalarina kısa bir bakış. Neandartel ve diğer akrabalari arasindaki çekişmeler, buzul çağı, hayvanlarin evcillestirilmesi, tarım, sümer mısır mezopotamya roma maya inka medeniyetlerine kisa bir bakış, bu medeniyetlerin oluşum gelişim ve çöküşleri üzerine kisa tespitler derken günümüz kapitalist sistemi ve eski dünya ile yeni dünyanin benzerlik ve farklarından gayet net ve anlaşılır bir dille bahsetmiş yazar.

    Kitabı okurken medeniyetlerin gelişmesi veya çöküşlerinde doğanın ne derece etkili olduğunu ve geleceğe baktığım zaman tarihin kötü bir tekerrüründen ibaret hayatlar yaşadığımızı farkettim. Bende uyandırdığı en ilginç duygu medeniyet olarak yaşadığımız bu vahşetin er yada geç yine doğa tarafından yutulacağini veyahut insanın kendisiyle birlikte bu gezegeni yok edeceğini farketmiş olmamdi.

    Bence okunmaya değer güzel bir kitapti. 
  • Bundan daha iyi ders kitabı görmedim. Şimdi tekrar okuyacağım. Kemalettin Hocam zaten bir eğitimci olarak da harika biri, kitapta kullandığı dil duru, anlaşılır bir o kadar da bilimsel.