…Tanıdığım her yazar başka bir yazar hakkında böyle hissediyor. Yazarlık bu denli yalnız bir faaliyet. Yarattığın şeyin herhangi bir kıymeti olduğuna dair hiçbir güvencen yok, bu kör yarışta geride kaldığına dair her türlü işaret ümitsizlik çukurlarına atıyor seni. “Sen kendi önündeki kâğıda bak,” diyorlar. Ama diğer herkesin kâğıtları sürekli gözünün önünde uçuşurken bunu yapması zor….
Fotoğrafta iki erkek karafatma dövüşüyor. Hangisi başarılı olursa onunla çiftleşecek. Üzerine de şöyle bir not düştüm "Yaşamak savaşmaktır." Buradaki savaşmak dövüşmek anlamında değil, hayatta kalmak için çaba anlamına geliyor. Bu esasında bir yaşam felsefesiydi ve Darwin'in, hayatı, evrimi tanımlarken kurduğu önemli bir cümlenin iki kelimesiydi. Mücadele etmezseniz, ayakta kalmak isçn herhangi bir çaba göstermezseniz er ya da geç yenik düşersiniz.
…Can sıkıcı bir keşif yaptım: sırrın ne olduğunu bilmediğimi farkettiğim bir anda insanların bana sırrı bildiğimi düşünerek baktıklarını ya da onlardan daha yakın olduğunu düşünerek baktıklarını farkettim…İnsan acı veren keşfi öteleyebilir ama rahatsızlık veren gerçek en sonunda
ortaya çıkar birçok insan size bakıp sizi dinlese hastalarınız, ögrencileriniz ve siz, veli toplantılarına katılsanız ve bu toplantılarda size sır’rın açıklaması yapılsa bile, yine de neden bahsettiğinizi bilmediğinizi düşünebilirsiniz.