Bu kapkara topraktan çıkan bu bembeyaz, bu sapsarı, bu mavi, bu kırmızı çiçekler acaba bize toprağın altında gizli olan harikulade bir âlemden haber vermek istiyorlar da bunun biz bir türlü farkına varamıyor muyuz dersiniz?
Sayfa 50·Kitabı okudu
İşte saadet dediğimiz şey de zaten budur, bu hayattan zevk alabilmek kudretidir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Neyse. İşte ben ramazan ayının on birinci günü yine nezarethaneye ziyaretçi oldum. Bu durumda süremi doldurmama rağmen tahliye edilmeyip hapishanelerde yuva değiştirmiş oldum. Gerçi ilk gece alaturka saatle saat dokuzda zaptiye nazırının huzuruna çıkarıldık. Özel bir memur gözetiminde yine Aydın vilayetine iade edilmemin usulleri gereği olduğunu nazır bana anlattı. İtaat etmekten başka çare olmadığından, "Aman efendim! Bu Ramazan'ı da hapishanelerde geçirmeyeyim. Lütfedip bir an önce gönderin," dedim. Yalancı herif, "Birkaç güne kadar göndeririz," dediği hâlde sevk belgemizi ancak on beş günde yazıp sevk ekibine gönderebildi. Fakat bizi gönderiyorlar mı? Ne gezer! Çünkü, "Sevkiyatta para yok," diyerek bayramın ertesine kalmamızın şart olduğu cevabını veriyorlar. Nihayet ben gardiyan Mehmet Ağa'ya çok rica ettim. O da sevkiyata söyledi. Rüşvetçi herifler, kendi harcırahımla koynumda yılan taşımak kabilinden yanıma verilecek olan polisin harcırahını verirsem sevk edeceklerine söz verdiler. Ben de çaresiz kalıp paralarını verdim. Fakat yine göndermediler. Bu kez de İzmir'e birkaç tane daha sürgünün gideceğinden bahsederek onların da harcırahlarını benim vermemi şart koştular. Fesübhanallah! Ne zalim yönetim, ne zalim memurlar! Ona da razı olduk. Onların da harcırahlarını verdik. Fakat bu son hakarete çok canım sıkıldı. Hapishane köşesinde tenha yerlere çekilip şu kıtayı yüksek sesle okuyarak nefesimi genişletmeye çalışıyordum. Kıta Şimdiki nâzır-ı zabtiyye Şefik Paşa'nın Dili ağzında yalan çantasının miftâhı Olacak âlem-i târihte bir yüzkarası Amını götünü siktiğimin fellâhı -Günümüz Türkçesiyle- Şimdiki zaptiye nazırı Şefik Paşa'nın Ağzındaki dili yalan çantasının anahtarı Dünya tarihinde bir yüz karası olacak Amını götünü siktiğimin
Sayfa 57 - Sapiens Yayınları / 11 Fellah kelimesi Arapçada çiftçi anlamına gelmekte olup, Türkçede Arap anlamında da kullanılmaktadır. (Hazırlayanın notu)
Şiir
Mesele 1933: Bir kimse bir evi, mesala bir yıl gibi belirli bir süreyle kiralarsa; ev sahibinin, bu süre dolmadan önce kira sözleşmesini tek taraflı feshetmeye ve kiracıyı evden çıkarmaya hakkı yoktur. ​Şayet sözleşmede toplam süre belirtilmeksizin sadece "her ay için on dirhem ödenecektir" şeklinde bir anlaşma yapılırsa; bu kira akdi hukuken yalnızca bir ay için kesinlik ve geçerlilik kazanır. İlk ay tamamlandığında ise hem ev sahibi hem de kiracı sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olur. Ancak, kiracı ikinci ayın başlamasından itibaren o evde bir saat bile oturmaya devam ederse, akit ikinci ay için de kendiliğinden yenilenmiş ve geçerli olmuş sayılır. Bu durumda ev sahibi, ikinci ay bitene kadar kiracıyı evden çıkartamaz.
Asıl samimilik kendimize karşı olan samimiliktir. Bunu yapabilirsek, ruh bilginlerinin de söyledikleri gibi, başkalarına karşı o kadar samimi olmamanın büyük bir önemi yoktur.
Sayfa 145
Hayatın geçmişe bakıldığı zaman netleşmesi ne garipti. Tersine çözülebilen bir bilmece gibi. Tüm bunların geçmişe ne kadar dahil olduğuna da şaşmıştı; söylenenlerin ve yapıp edilenlerin değil. Bakışların, dile getirilmeyen özlemlerin, ince ince sınır ihlallerinin.
Sayfa 88·Kitabı okudu