Gece Açan Çiçekler, yazarın okuduğum ilk kitabı ve bende yazarın kurgu gücüne, anlatımına, diline karşı hayranlık uyandırdı. Uzun zamandır okuduğum kitaplar arasında, merak duygumu her sayfada canlı tutarak ilerlememi sağlayan bir kitap oldu...
Peki kitap neyi anlatıyor derseniz; "Geçmişten kaçamazsınız, üstünü örtemez yok sayamaz unutamazsınız.. Ancak onunla yüzleşerek yaşamaya devam edebilirsiniz.." tam olarak bunu anlatıyor derim.
Roman İki farklı zamanda iki farklı neslin hikayesini tek aile üzerinden anlatıyor.
Kahramanların yolu nerede kesişecek bu sırlar nasıl çözülecek diye merakla okuyorsunuz.
Tarihi dokunuşlar zaman zaman kurgu mu gerçek bir hikayemi bu heyecanı yaşatıyor insana.
Parçalanmış bir aile, birlikte ama bambaşka dünyalarda yaşayan insanlar, hem sık düğümlerle bağlı hem birbirinden oldukça uzak ruhlar, İç hesaplaşmalar, dış çatışmalar. Bu nedenle kitabın geneline hakim yoğun duygusal bir atmosfer var.
İki farklı zamanın ortak noktası ise mekan Canfeda Konağı namı diğer Uğursuz Konak, (kitabın adeta ana karakteri diyeceğim çünkü bir mekadan öte yaşayan hatırlayan sır saklayan sanki yaşananları anlatan bir karakter gibi.) Olaylar büyük abla Halide'nin anlatımı ile ilerliyor ve dört kardeşin yıllar sonra konakta buluştukları gece anlattıkları ve anladıkları ile çözümleniyor.
Ve hikaye; aşka feda edilen bir hayatın, geçmişte esir kalan bir ruhu kurtarmasıyla son buluyor...
Siz de bu iki yolun kesişme hikayesini, merakla bazen içiniz ürpererek bazen gözleriniz dolarak bazen öfkeyle söylenerek okuyorsunuz... Bitince geride içime çöreklenen bir hüzün kaldı bana... Handan'a, Derviş'e, Reyhan'a, Halide'ye ve bir de zavallı Eşref'e...
Kaleminize sağlık Tarık Tufan, diğer kitaplarınızdan alıp okumak için can atıyorum.