Mesele 1933: Bir kimse bir evi, mesala bir yıl gibi belirli bir süreyle kiralarsa; ev sahibinin, bu süre dolmadan önce kira sözleşmesini tek taraflı feshetmeye ve kiracıyı evden çıkarmaya hakkı yoktur. ​Şayet sözleşmede toplam süre belirtilmeksizin sadece "her ay için on dirhem ödenecektir" şeklinde bir anlaşma yapılırsa; bu kira akdi hukuken yalnızca bir ay için kesinlik ve geçerlilik kazanır. İlk ay tamamlandığında ise hem ev sahibi hem de kiracı sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olur. Ancak, kiracı ikinci ayın başlamasından itibaren o evde bir saat bile oturmaya devam ederse, akit ikinci ay için de kendiliğinden yenilenmiş ve geçerli olmuş sayılır. Bu durumda ev sahibi, ikinci ay bitene kadar kiracıyı evden çıkartamaz.
Bugün Sanayi Devrimi'nin, kas gücünü devreden çıkardığı gibi, Yapay Zekâ Devrimi de zihinsel konforumuzu sarsıyor. Ancak unutmamalıyız ki; algoritmalar, bilgiyi çoğaltabilir ama hikmeti üretemez; hız kazandırabilir ama merhameti kuşanamaz. Meslekler değişse, makineler güçlense ve dünya başka bir çehreye bürünse de değişmeyen tek hakikat, insanın "eşref-i mahlukat" olarak taşıdığı o ilahi özdür.
Reklam
Yeni paradigma epigenetikti. Erken yaşta ayrılıp farklı
Çevrelerde yetişip, büyü­müş tek yumurta ikizlerinde yapılan çalışmalarda genin kader olmadığını, en azından kişinin içinde bulunduğu zihin ve çevre bağlantısallığı açısından temel belirleyici olmadığını öğrendik. İnsan genom projesinin ilk yıllarında, mademki insan türü en "zeki': "karmaşık" ve "gelişmiş" canlıdır, öyleyse sahip olduğu gen sayısı çok fazla olmalıdır diye düşünülmekteydi. Günümüzde biliyoruz ki insan geno­mu muhtemelen 20.000 civarında gene sahip, muzda ise 36.000 gen var. Yani "eşref-i mahlllkat': kendi tanımımız olan en zeki, en gelişmiş canlı olan insan, genlerinin niceliği nedeniyle değil, genlerinin birbiriyle olan bağlantısallığı nedeniyle "karmaşık" bir zenginliğe sahipti. Bu genler arası bağlantısallık bütünselli­ğinin bilimi epigenetik olarak tanımlandı.
Sayfa 30 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Bilim/Felsefe
tamamdir esref tek
"Tanrı’ya yalvardı mı?” “Evet” “Güzel. Bu benim için haykırdığı anlamına geliyor."
Avrupa'nın kendini inşa etme süreci hep yağmalama üzerinden, hep işgal üzerinden geldi. Teorik olarak bir öteki icat etti; öteki barbar, Batı uygar! Sonra da kendisine "evrensel" dedi. Yani kendisi dışındakileri barbar olarak görüyor. Bunu düşünen adamlar, insan hakkında nasıl evrensel cümle kurabilirler ki? İnsan hakkında evrensel cümleyi biz kurabiliriz. Çünkü biz diyoruz ki "İnsan eşref-i mahlûkattır. En evrensel cümleyi ancak Müslümanlar kurabilir, diye düşünüyorum. Çünkü tarihte bir öteki icat etmeden varolan ve kendisini de o öteki üzerinden inşa etmeyen tek tecrübe biziz.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Eşref Tek ;))
- İleri gitme! Sonra kan olur? - Fena mı? Kanının rengini görürüz. - Karşında üç kişi olduğunu unutma! Buradan sağ dönemezsin! - Üç kişi mi? Çok azsınız be! . . .
Sayfa 124 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Reklam
Reklam