Bütün inançların temeli sevgidir. Her kim bir şey veya kimseyi severse ona inanmış, boyun eğmiş, kulluk etmiş olur. Kulluk, sevginin yedi derecesinden biridir ki ilk adımda dostluk başlatır. Bu dereceler ezeli ilgiden doğar, ilgiyi sevgi takip eder. Sonra tutku, aşk, şevk ve kulluk diye devam edip ebedi dostlukta nihayet bulur. İyi veya kötü, yararlı veya zararlı her tür sevginin bir etkisi, sonucu, meyvesi ve hükmü vardır. Coşku, zevk, özlem, yakınlaşma, ayrılma, uzaklaşma, terk etme, sevinme, üzülme, ağlama, gülme… Hepsi sevginin etkileri ve halleridir. 
Olmadı Bir Çay Demler Mutluluklar Dileriz, Dert Etme
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7. yüzyılda, imparatorluk sarayına İmparatoriçe Wu Zeti­an (saltanatı 690-705) hükmediyordu; Çin tarihinde Hüküm­ran İmparatoriçe unvanını alan tek kadın oydu. Wu, saraya İmparator Gaozong'un (saltanatı 649-83) odalığı olarak gel­di, ama birkaç yıl içinde imparator, imparatoriçesini kov­arak onun yerine Wu'yu geçirdi. Bir kez imparatoriçe olunca, Wu, tüm muhaliflerini saf dışı etme sürecini başlattı ve kocası 660'ta inme geçirince, kontrolü tamamen eline aldı. Kocası 683'te öldü, ama Wu iktidarını sürdürdü. Bazılarının kanısı­na göre, en büyük oğlu Li Hong'u (652-75) öldürttü ve sonra, diğer bir oğlunu, yani Veliaht Prens Li Xian'ı (653-84) sürgü­ne gönderdi. Başka bir oğlunu daha azletti ve en küçük oğlu Ruizong'u (saltanatı 684-90, 710-12) kukla imparator olarak tahta geçirdi. 690' da kendisini, yeni bir Zhou Hanedanının imparatoru olarak ilan etti. Yaşı 80'e ulaşan ve hastalıklı olan İmparatoriçe Wu, nihayet 705'te bir darbeyle devrildi ve oğlu Zhongzong (saltanatı 684, 705--10) yeniden tahta geçti, ertesi yıl da Wu öldü. Bazıları, onu, Çin tahtını gasp eden kötü bir kişi olarak görmüştür, ama onun kararlılığından ve siyasal sezgisinden pek kuşku duyulamaz.
Merhamet kendiliğindendir çünkü en ufak kesinti, en ufak hesap, başka bir şeye hizmet etme hedefiyle merhametin en ufak sulandırılması, onu tamamen yok eder ve aslında olduğu şeyin tersine dönüştürür: Acımasızlığa.
Karanlıkta asla yalnız kalamamak
Bir insanın rüyalarını düşüncelerinden ayırt edememesi korku dolu ve vicdanı rahat olmayan kimselerde çok olur.Rüyaları ve diğer güçlü hayalleri görme ve duyulardan ayırt etme bilgisizliğinden geçmişte doğadaki hayvanlara,perilere ve benzerlerine tapan putperestler çıkmıştır.Ve günümüzde de perilere,hayaletlere ve cinlere inanan insanlar vardır.Bu batıl inançlılar korkunç hikayelerle doluysalar ve karanlıkta yalnızsalar benzer hayallere kapılırlar ve mezarlıkda ruhların ve ölülerin yürüdüklerine inanırlar oysa bu sadece onların hayal gücüdür. (Cinleri gören birçok tanıdığım oldu,Annem köyde cinlerle karşılaştığını söylemişti,gene Tokatlı bir Alevi arkadaşım köyde cinleri gördüğünü söylerken korku ile bahsediyordu.Aslında bunlar gerçek olsa bile kişilere evhamdan başka zarar vermez,fiziki bir zarar veremezler sadece evham ile kişileri endişeye sevk ederler.Cinlerin insandan üstün bir halleri yoktur.)
Sayfa 26
İslam'ın düstûru terakki değil "tekamül"dür yani kemal hale ulaşma, olgunlaşma, eksikleri kusurları hataları düzelterek ikmal etme. Batı'nın önerdiği ve da­yattığı terakki'de köksüzlük vardır, sekülerleşmeden Ba­tı'lı terakki elde edilemez. İslam'ın önerdiği ve esas kabul ettiği tekamül de ise ölçü vahiydir her daim, pergelin bir ayağı her zaman vahiyde durur, ölçü şablon vahiydir, İs­lam vahiy ekseninde derinleşir, tekamül eder.