Vatan Yahut Silistre, Türk edebiyatının "Vatan Şairi" olarak anılan Namık Kemal tarafından yazılmış ve Türk tiyatro tarihinde sahnelenen ilk yerli tiyatro eseri unvanına sahip anıtsal bir
Bir gurbetçi ailenin oğlunun annesini öldürmesiyle başlayan sürükleyici ve akıcı bir kitaptı. Kitabın başında soy ağacı olarak karakterleri vermesi çok iyi fikirmiş :) Doğduğun ev kaderindir diyor ya Gülseren Budayıcıoğlu gerçekten bunu her anlamda yaşatıyor kitap . Pembe ve Cemile’nin( ikiz kardeşler) yaşadıkları , aileleri , İskender’in pişmanlığı her olay güzel işlenmişti . Elif Şafak romanın hakkını vermiş . Zevkle okudum. Sonunu az buçuk tahmin ettim ama yine de beni şaşırttı .
Merhaba arkadaşlar. Sonunda sıra geldi bizim çocukluğumuzun efsanesine. Hepimizin bir kere dahi olsa okuduğu, minicik baskılarıyla hafızamıza kazınan o efsanenin tam çevirisine. Başlamadan önce ne
Her karakterin ayrı ayrı anlatılması ve bakış açılarının verilmesi kitabın en iyi özelliği bence.Kendimi karakterlerle sohbet ediyor gibi hissettim.Çok içimizden bir kitap.
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
Şükrü Erbaş’ın bendeki yeri çok başkadır; onun şiiri insanın içine öyle bir oturur ki, orada kelimelerden bir ev inşa eder kendine. Bütün Şiirleri 1 kitabının sayfalarında kaybolduğumda, aslında kendi ruhumun en ücra köşelerini adımlıyormuş gibi hissettim. Sayfaları çevirdikçe içimde derin, uçsuz bucaksız bir yalnızlık uyandı; ama bu insanı üşüten değil, aksine kendi kırılgan tarafıyla barıştırıp şefkatle sarmalayan, modern dünyanın gürültüsünden kaçıp sığındığım kuytu bir liman gibiydi.
Zamanla hüzün, damarlarıma tanıdık bir sızı gibi yayıldı. Geçmişe, yarım kalmış heveslere, geride bırakılan her şeye duyulan bir sızıydı bu; ama beni karamsarlığa sürüklemek yerine, kalbi hissetmekle yükümlü bir canlı olmanın kutsal ağırlığını hatırlattı. İçimde incinmiş ne kadar duygu varsa, bu kitapta bir elin onlara usulca dokunduğunu ve "geçti, buradayım" diyerek teselli ettiğini hissettim.
Şair sanki kendime bile itiraf edemediğim gizli dertleri kendi kalbinden geçirip önüme koymuştu. Dünyaya karşı ördüğüm bütün güçlü görünme duvarları boşa çıktı; aslında sadece anlaşılmak ve hissetmek isteyen yalın bir insan olduğumu anladım. Kitabı kapattığımda ruhumda kalan tek şey; büyük bir kabulleniş, derin bir dinginlik ve içimdeki hüzünlü çocuğun başının şefkatle okşanmış olmasının verdiği benzersiz bir huzurdu.
Herkese iyi okumalar dilerim..