İlahi
İlâhi, altı yüz bin müslüman birden boğazlandı.. Yanan can, yırtılan ismet, akan seller bütün kandı! Ne ma'sum ihtiyarlar süngüler altında kıvrandı! Ne bikes hânümânlar işte, yangın verdiler, yandı! Şu küllenmiş yığınlar hep birer insan, birer candı! bikes hanumânlar: kimsesiz ev,ocak
Şiir
Kalbimiz ve Onu Koruyan Nöbetçiler
Bilesin ki kalp bir kale gibidir ve şeytan da oraya girip onu ele geçirmek isteyen bir düşmandır. Kaleyi düşmana karşı savunmak için onun kapılarından giriş yerlerinde ve gediklerinde nöbetçi bulundurmak gerekir ve bu nöbetçilik ile muhafızlık görevini, kaleyi iyice tanımayanlar başaramaz. ​Kalbi şeytanın vesveselerine karşı korumak gereklidir ve bu görev, her mükellefin omuzlarına yüklenmiş bir "farz-ı ayn"dır. Gerekli olan bir neticeye kendisi olmaksızın ulaşılmayan vasıta da gereklidir. ​Şeytanın sızma yollarını bilmeksizin kalbi ona karşı savunmakta başarıya ulaşılamaz. Demek ki, onun sızma yollarını bilmek farz oluyor; şeytanın kaleye benzettiğimiz kalbe girmek için kullanacağı yollar ve sızma yerleri kulun bir takım sıfatlarıdır. Bunlar çoktur: 1.Öfke ve azgın istek 2.Kıskançlık ve ihtiras 3.Oburluk 4.Elbise, ev, mobilyada süs düşkünlüğü 5.İnsanlara umut bağlamak 6.Acelecilik ve sebatsızlık 7.Para ve mal düşkünlüğü 8.Cimrilik ve yoksul düşme korkusu 9.Taassup 10.Müslümanlara karşı su-i zan
Sayfa 83·Kitabı okuyor
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ev, içinde yaşayanı unutur mu? İnsana evi sırtını döner mi Aral? Dönüyorsa ev değildir ki orası...
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Anneme Cicoz
1 yıllar yıllar önceydi akşamlar gaz lambasıydı ışık sarı bir sessizlik . ben ödev defteriydim annem hem silgi hem kalem 2 bir zamanlar kar pencereye vururken . üşüyen ellerimi değil ellerimin içindeki çocuğu ısıtırdı annem 3 yıllar önceydi boyum kapı pervazında çentik çentik yükselirken ev aynı evdi . büyüyen ben küçülen annem 4 o zamanlar sokak akşama kalırdı ben oyuna
İmâm Rabbânî Hz.nin (ks) Bazı Adetleri
İbadete çok önem verirdi. Hizmetinde ve etrafında bulunanlara da, çokça zikre devam ve murakabeye dikkat etmelerini ısrarla tenbih eder ve şöyle derdi: "Bu dünya iş ve amel dünyasıdır, ahiretin tarlasıdır. iç huzurunu, âdab ve harici amellerle birleştirmelidir. Peygamber Efendimiz (SAV), üstün mertebesine ve Allah'ın elçisi olmasına rağmen çok ibadet etmekten mübarek ayakları şişerdi." Yaz olsun kış olsun, yolculukta ve ikamet halinde adeti şöyleydi: Çok kere gecenin son yarısında, bazen de son üçte birinde yataktan kalkar, hadislerde okunması bildirilen duaları okurdu. Büyük bir özenle abdest alırdı. Abdest alırken başkasının eline su dökmesine izin vermezdi. Misvak kullanmaya çok dikkat eder, duaları okur, sonra büyük bir huzur ve sükûn içinde uzun sureleri okuyarak nafile namaz kılardı. Bundan sonra huşu ile, dış dünyadan ilgisini kesip kendi içine kapanarak murakabeye dalardı. Sabah namazının sünnetini evde kılar, sünnet ile farz arasında hafi olarak 'sübhânellahi ve bihamdihi sübhânellahi'l-azîm' i okumaya devam eder, sabah namazını gece karanlığının sonu ve aydınlığın başında kılardı. Bizzat kendisi namaz kıldırır ve hadislerde bildirildiği tertip üzere uzun sureler okurdu. Sabah namazından sonra işrak vaktine kadar zikir halkası yapar, sonra işrak namazını kılıp tesbihlerini, dualarını bitirerek eve gelir, aile fertlerinin ve ailenin hizmetinde bu-lunan kişilerin hal ve hatırlarını sorardı. Günlük hayatla ilgili işler için emir ve tavsiyelerini söyler, sonra halvete çekilir, tam bir dikkatle kendini vererek Kur'an-ı Kerim okumakla meşgul olurdu. Okumayı bitirdikten sonra müridlerini çağırarak onların ahvalini inceler, onlara yol gösterirdi. Bu arada özel ye-tişkin talebelerini çağırarak onlarla konuşurdu. Onlara, daha çok gayret etmelerini, sünnete tam
Sayfa 316·Kitabı okudu
Hayata Dair
İki kişi anlaşmadan birlikte yürür mü? (Amos 3:3)8 Bir ev kendi içinde bölünmüşse ayakta kalamaz. (Mar­ kos 3:25)9