Evcimenkalem

Evcimenkalem
@evcimenkalem
Bibliyofil bir filolog ve çizgiromansever
Karakter Nuh Lammock ile yazar Wells arasındaki sınırın muğlak bir hâl alması ne güzel olmuş. Çok sevdim ❤️🌼🌾 Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın 43-44. s H. G. Wells
Bilim-Kurgu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kahvesever ced
Kahveseverlerin seve seve ced kabul edeceği hanımanne, dünyada kıyamet koparken kahveyi soruyor🤭 Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç 84. syf
Alıntı
Ölü Ozanlar Derneği'ni ağlayarak bitirdikten sonra filmini de izlemeye başlayayım dedim kahırlı bir ruh hâliyle ancak Neil sahneye çıktıkça gözlerim yanıyor, doluyor. Ağlamaklı oluyorum. Sanırım filmi bir müddet sonra izlesem yerinde olacak.
Edebiyat
Okuyarak gezmek üzerine yazılar
İş ve eğitim hayatımı aynı zamanda yürütmeye çalışınca benim için vazgeçilmez olan kurgu kitaplarla aramdaki mesafe maalesef açılıyordu. Ya kurgu yoksunluğu çekip mutsuz olacağım yahut buna bir çözüm bulacağım deyip tümden öykümenlere (novellalara) ve öykülere yöneldim. Öykümenler, arada derede, otobüste yahut kafede gayet de bir solukta okunduğu gibi edebî damağımın ihtiyaç duyduğu lezzeti de adamakıllı karşılamaya başladılar. Geçen sene böyle böyle altmış yetmiş kadar çizgi romanın dışında otuzu aşkın öykümeni ve dört beş kadar öykü kitabını devirdim. Böylece şartlarıma uygun bir okuma kültürü edinmeye başladım. Ancak, okuduklarımın o arada derede kalmaması, bir tüketim nesnesi hâline dönüşmemesi, bilakis edebî kültürümün bir parçası hâline gelmeleri için bloğumda (evcimenkalem.wordpress.com) Kurgunun Hâsıl-ı Kelamları diye bir yazı dizisine başladım. Böylece hem zihin mekanizmasını çalıştırıp eleştirmeyi hem de okurken öğrenmeyi hedefliyorum. Elimden geldiğince irdelediğim kurgu sayısı 23'ü buldu. İtiraf edeyim yedisini incelediğim Rus öykümenlerinin sayısı toplamda on beşi aşıyor ve yavaş yavaş para birimim ruble, hava durumum yağmurlu olmaya başladı, evim rutubet kokuyor. Biraz silkelenmem icap etti. Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı hiç bilmiyorum ama hayal dünyamda gezdiğim daha başka diyarları da merak ettim. Böylece bir harita oluşturmaya karar verdim. Göreceğiniz haritaya sadece kritiğini yaptığım eserleri aldım ve okudukça renklenmeye devam edecek. Türkiye haricinde 12 ülkeyenin zemininde yuvarlanıp ağaçlarına tırmanmış, nehirlerinden denizlerine doğru yüzmüşüm. Renkler sayıya göre şekilleniyor ve dikkat ederseniz Rus coğrafyası bozkır üzerine örtünen gök kadar soluk mavi :) Şimdi, geçen yıl öykümen konusunda ne nedir, nasıldır, şaheseri hangisi vs pek
Edebiyat
Önsözler hakkında birkaç söz
Geniş Ovaların Mamutları 144 sayfa görünen bir kitap. Ancak Ayrıntı'dan çıkan kurgu bunun sadece 73 sayfasını kaplayan bir öykümenden ibaret. Geri kalanı yazarın bir makalesi ve yaptığı röportaj. Açıkçası yayınevinin bu yayın tarzı çok hoşuma gitti. Böylece bu çağdaş dünya edebiyatı yazarı hakkında ilk elden çabucak bir şeyler öğrenebilirim ki maalesef Türkçede dünya edebiyatını tarih ve eleştiri bakımından takip etmek hâlâ çok mümkün olmuyor. Buna ek olarak iyi ki önsöz değil diyorum. Çünkü daha dün okuduğum Bir İspanyol Köylüsüne Ağıt'in önsözü adeta bir heveskaçıran resmi geçidi gibiydi! Kaleme alan kişi, bunun önsözden ziyade olay örgüsünü bir balıktan kılçık çıkarır gibi hikayeden ayırmak olduğunun farkında mıydı, emin değilim. Ya da daha doğrusu bile isteye mi böyle yaptı veya önsözler böyle mi olmalı, kafam karışık. Bildiğim bir şey varsa o da şu: Kurgu bir hazine avı macerası ve okur bu hazineyi keşfetme sürecinde merakla ilerlemeyi arzular. Bu yapılan düpedüz heves kaçırmaktır. Yenilerin deyimiyle acımasızca spoiler vermektir. Seneler önce Kuyucaklı Yusuf'u bırakıp önsözü unutana kadar kitaba dönmemem bu yüzdendi ki unuttuğum söylenemezdi. Bu çerçevede Ayrıntı Yayınlarının bu yayın biçimi hoşuma gidiyor. Bir benzerini birkaç sene önce aynı Bilimkurgu Serisinden çıkan Vahşi Kızlar'da da görmüş ve bundan epey haz almış, istifade etmiştim.
Edebiyat