"Durdurulmak, gerisin geri sürüklenmek, eve gönderilmek istiyordu...
Ama evdeydi zaten. Hogwarts onun bildiği ilk ve en iyi evdi.
Harry, Voldemort ve Snape, terk edilmiş çocuklar üçü de burada bir yuva bulmuştu."
iki katlı evimizin ikinci katının banyo dahil kütüphane olduğunu, birinci kattaki salonun üç duvarının da kütüphane olduğunu, buna ilaveten sitenin bodrum katında her daire sahibine verileri depo bölümünün de kütüphane olduğunu belirtmeliyim. Belirtmem gereken bir önemli husus da benim gibi mecanin-i kütüb yani kitap delisi olanların çoğunun bekar olduğudur. Çünkü hanımların bu kadar çok kitapla başlarının pek hoş olmadıkları bir gerçektir. Eğer kitap sevdalısı, koşulları uygunsa bu sorunu çözmek için kitaplarını evinin dışında ayrı bir evde toplarlar. Örneğin değerli hocamız merhum Prof. Dr. Zafer Toprak'ın kütüphanesi ayrı bir evdeydi. Sevgili dostum Sabri Koz'un da aynı uygulamayı yaptığını biliyordum ama bütün ısrarımıza karşın bu kutsal mekanına giremedik! Ben bu konuda çok şanslıyım, sevgili karım çok sabırlı ve toleranslıdır.
Aslında gül yoktu ama,
bahçe en güzel, nadide sonbahar
çiçekleriyle kaplıydı. Tecrübeli bir elin baktığı
belliydi kiliselerle mezarların arasına çiçek tarhları yapılmıştı. Staretzin
hücresi tek katlı, kapısının önünde taraçası bulunan ahşap
bir evdeydi. Bunun çevresi de çiçek kaplıydı.