Şam' dayız Mevlana ve Mesnevi Muhyiddin ve Yasin Şems ve Füsus Şems nasıl değiştirdi Bengisu sarnıçlarından geçirerek Mevlana Celaleddin'i Ve Yasin bir delikanlı biçiminde Ağır ölüm hastalığında Nasıl iyileştirdi İbn-i Arabi'yi Mekke çatısında Füsus'un ve Fütuhat'ın yapraklarını ayıklayan Güneşin yağmurun ve rüzgarın yardımcısı kimdi Şam çarşılarında Şems'e rastlamadı mı Yolun bir kıyısında o öbürü bir kıyısında Şems bir soruydu Bir cevaptı Mevlana Benziyorlardı bir arada Kişinin kendisiyle yaptığı bir konuşmaya Muhyiddin'in İbnürrüşd'e dediği gibi Bir evet bir hayır demedi Mevlana Hep evet dedi Şems'e bu konuşmada Şam çarşılarında Mevlana Aradı durdu Şems'i
Sayfa 230·Kitabı okuyor
Şiir
Katedrali uğuldatan gök gürültüsünde Mermer yaran depremde Bizi ansıyacaktır Her define bulunuşunda bizi unutsa da Yeraltından her levha çıkışında Bizi hatırlayacaktır Gebeler bizi yalan yanlış sezerler Doğumlarda aydınlıkça bilirler Çocuğun çevresindeki ışık - Ki onu yalnız anneler görürler - O ışık bizdendir bunu bilirler Çocuklar şubat ayında Kara düşen kurt izinde Bizi ansırlar Yüreğe inen bir çivi biçiminde - Bizi unuturlar Senato seçimlerinde Sofrada değil belki şölende Biz nerdeyiz arkadaşlar düğün nerde Biz konuğuz şölende Ama gün olur anılmayız Manastırda bile - Hey ancak göz kıvılcımını seçebildiğim arkadaş Peki bizim o evren beneği Köpek nerde HEPSİ BİRDEN (bir korkuyla) - Evet köpek nerde - Köpek ne dışarda ne içerde Kayanın kendisi belki Mağaramızı evrenden ayıran Kayserden ve Kayser kentinden ayıran
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Evet, bahtiyar odur ki kevser-i Kur'aniden süzülen tatlı büyük bir havuzu kazanmak için bir buz parçasına nev'indi ki şahsiyetini ve enaniyetini o havuz içine atıp eritendir.
Sayfa 227·Kitabı okuyor
Alıntı
- "Puro satılıyor dışarıda, biliyorsun değil mi?" dedim. - "Ne satılmıyor ki?" - "Hava. Ama yakında onu da satacaklar . . . Evet, ne istiyorsun?"
3. Düsturunuz: Bütün kuvvetinizi ihlasla ve hakta bilmelisiniz. Evet, kuvvet haktadır ve ihlasladır. Haksızlıklar dahi, haksızlıkları içinde gösterdikleri ihlas ve samimiyet yüzünden kuvvet kazanıyorlar.
Sayfa 223·Kitabı okuyor
Alıntı
Ölmüş Bir Subaya
Eee, Cennet'te durumlar nasıl? Keşke söylesen, Çünkü iyi olduğunu bilmek isterim. Söyle bana, sonsuz günü mü buldun, Yoksa sonsuz gece tarafından mı yutuldun? Çünkü gözlerimi kapattığımda yüzün apaçık beliriyor; O eski, neşeli laflarından birini ettiğini duyuyorum; Seni zihnimde yeniden var edebiliyorum, Karanlıkta devriyeye çıkıp gitmiş olsan da. Nefret ederdin siper turlarından; gurur duymazdın Harcayacak güzel yıllarının olmasından başka hiçbir şeyle; Eve dönüp o gamsız kalabalığa katılmayı özlerdin, Zamanı bir dost bilip barış içinde çalışan delikanlılara. Hepsi silindi gitti şimdi. Dikenli telin ötesindesin: Dünyevi hiçbir ihtimal seni sürünerek geri getiremez; İşin bitti artık makineli tüfek ateşiyle, Umutsuz, fiyasko bir taarruzda yere serildin. Bir şekilde hep senin sonunun geleceğini düşünmüştüm, Çünkü yaşamaya öyle büyük bir hırsla bağlıydın ki: Paçayı kurtarıp hayatta kalmak için canını dişine takmıştın, Dünyanın sunacak ne kadar çok şeyi olduğunu çok iyi bilerek. Mermilerle şakalaşır, o bildik mesleki lafları ederdin, Pis işine sadık kalıp onu hakkıyla yerine getirirdin: Şöyle diyerek: "Aman Tanrım! Ne zaman duracak bu? Üç yıl oldu... Hatlarını yaramazsak burası bir cehennem." O yüzden bana senin ölüme terk edildiğini söylediklerinde İnanmak istemedim, bunun doğru olması gerektiğini sezerek. Ertesi hafta, o kanlı Şeref Listesi şöyle diyordu: